Gönderen Konu: EPİSTEMOLOJİ  (Okunma sayısı 8998 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

ferda

  • Aktif Üye
  • ***
  • İleti: 232
EPİSTEMOLOJİ
« : Kasım 26, 2014, 11:54:07 ÖS »
Felsefenin epistemoloji denilen alanı, bilgi-denilen yapıntının, imkanı, kaynağı, sınırları, doğruluğu gibi boyutlarını sorunsal haline getirip çözümlemeye çalışmaktadır. Kısacası bilgi denilenin _varsa_ doğasını sorguya çekmektedir, kılı-kırk yararcasına.
Bu sorunsallar içinde, öncelikli olanı, bilginin imklanı sorunudur, bu nokta halledilmeden diğerlerine geçiş yapmak olası değildir. Bilgi mümkün müdür, bilgi denilen sahiden de “biliyor mu”, insan bilen mi yoksa bildiğini sanan mıdır v.s…
Bu alanın “sorunsal-haline” gelmesi, felsefe tarihinde sofistlerin “öncelenmişliğinde” septik yaklaşımın getirdiği eleştiriler yüzündendir, septiklere kadar kimse  insanın sahiden de bilen olup olmadığını sorgulamamıştır, onlara kadar bilginin bilmesi, biliyor olması bir axiom halindeydi, septiklerin bilginin doğasına, olanaksızlığına dair ortaya koydukları güçlü eleştiriler, epistemoloji alanının doğuşunu beraberinde getirmiştir.
Epistemoloji alanında iki temel damar-yaklaşım söz-konusudur, septikler ve doğmatikler, eş deyişle, şüpheciler ve kesinciler, bilginin olanağından şüphe duyanlar ve bilgi mümkündür diyenler, rasyonalistler, empiristler, kritikçiler, pozitivistler, analitikçiler, entuisyonistler, fenomenalistler v.s diye liste uzayıp gidiyor…
Aslında kesincilerin kendi aralarındaki tartışma, septik tutumun doğruluğunu kanıtlamak için yeterli, eğer kesin, genel geçer doğrular olsaydı veya bilgi denilen sahiden de “hakikat/doğruluk” ile buluşsaydı, buluşa-bilseydi bu “tartışılmazdı”…
(Sürecek)

samsa

  • İyi Bilinen Üye
  • ****
  • İleti: 419
Ynt: EPİSTEMOLOJİ
« Yanıtla #1 : Kasım 27, 2014, 05:44:52 ÖS »
ahmet cevizcinin bilgi felsefesi kitabından  taradığım şu sayfalar işine yarayabilir. ancak pdf dönüştürücü programım demo sürümü olduğundan word belgesine dönüştüremedim.

ahmet cevizci bugün vefat etmiş...
« Son Düzenleme: Aralık 02, 2014, 12:27:15 ÖS Gönderen: samsa »

ferda

  • Aktif Üye
  • ***
  • İleti: 232
Ynt: EPİSTEMOLOJİ
« Yanıtla #2 : Mayıs 28, 2016, 11:43:10 ÖÖ »
 EPOCHE YAZDI:1-Varlik ve bilgisi dendigi zaman, bunlar birbirlerinden izole midir? Bu baglamda, ontoloji-epistemoloji ayriminin tabani hakikaten felsefe midir, yoksa siyasal teoloji midir..
İlginç bir soru-sorunsallaştırış olmuş,  varlık ve bilgisi, şöyle diyesim geliyor, varlık da, bilgi de aslında insan koyutlaması, (insan da), hani şunun gibi, doğa-denilenin ne etiği ne de estetiği vardır, doğanın doğru/yanlışı, güzel/çirkini yoktur, bunlar insanın doğaya giydirdiğidir, yaftalamasıdır, varlığın “varlık” ve “var-olması”, bilgiyi taşıması, ona kaynaklık etmesi de benzeri biçimde  insan  giydirmesidir, değilse, varlık sahiden de _“kendinde-olarak”_ “varlık-mıdır”, “var-mıdır”, bir bilgi kaynağı mıdır, tüm bunların böyle olup olmadığını sahiden de bilmek olanaksızlıktır.
Bir ara şöyle yazmıştım, insan iki-türden “öznelliğe” mahkumdur;
1-Tümel-türsel öznellik;  Bu genelde “nesnellik-denilen” şeydir,  nesnelliği “kendindelik-kendinde şeylik”, özneden tamamen yalıtık olma hali olarak alırsak, bu insan için olanaksızlıktır, bu bağlamda, bilim denilen alan insan için türsel-genel öznellik alanını oluşturur. Bu alanın nesnelmiş gibi durması aslında genel-türsel uzlaşım olmasının sonucudur, sahici-nesnellik 2.elden _insan dışı_ bir referans noktasının devreye girmesiyle mümkün olacaktır, bu olduğunda insan öznelliği aşacaktır, tanrı veya uzaylı veya nesne-peşinde koşmamız aslında bu durumumuzun bir sonucu, 2. Elden kanıt, dayanak, kriter arıyoruz… (Çıkmalıyım, sürecek)
 

zgnrsn-R

  • Yoğun Katılımcı
  • *****
  • İleti: 564
Kendi öz muhakemesini kullanmayanların hedefi/akıbeti, olgu/olayı çözümlemek yerine "kandırılmak" olabilir.

P_zar

  • Aktif Üye
  • ***
  • İleti: 52
Ynt: EPİSTEMOLOJİ
« Yanıtla #4 : Aralık 15, 2022, 02:55:23 ÖS »
Bilgisayarı kullanan kişi, bilen özne, ikincisi bilginin konusu ya da araştırma nesnesi internet tarayıcısı Google/Vikipedi, bilginin üçüncü bileşeni, bilen özne ile bilinen nesne arasındaki ilişkinin ürünü olan şey Google/ Vikipedi 'den elden edilen bilgi olarak kabul ettiğimiz de,

Birinci anlayışa göre,  Google/Vikipedi’den elde edilen bilginin Bilen Özne ya da Zihin durumunu temel alan tanım Google/Vikipedi Bilgisini, bilenin zihin hali veya entelektüel bakımdan kaydettiği ilerlemeyle açıklanabilir.

İkinci anlayışa göre,  Bilginin tanımlanması noktasında ikinci anlayış, bilgiyi nesnesi olan Google/ Vikipedi üzerinden ele alınır.

Üçüncü anlayışa göre, bilgisayarı kullanan kişinin Google/Vikipedi’deki bir önermeyi bilmesi için kişinin bilginin doğruluğuna inanması, bilginin doğru olması,  bilginin haklılandırmış veya gerekçelendirilmiş olması olmak üzere üç koşulun sağlanmış olması gerekir.

Birinci anlayışa göre,  Google/Vikipedi’den elde edilen bilginin Bilen Özne ya da Zihin durumunu temel alan tanım Google/Vikipedi Bilgisini, bilenin zihin hali veya entelektüel bakımdan kaydettiği ilerlemeyle açıklanabilmesi için bilgi almak istediğim konuda uzman olmam gerekir. Bu yüzden uzman olmadığım konuda Google/Vikipedi’den bilenin zihin hali veya entelektüel bakımdan kaydettiği ilerlemesi mümkün görünmüyor.

İkinci anlayışa göre,  Bilginin tanımlanması noktasında ikinci anlayış, bilgiyi nesnesi olan Google/ Vikipedi üzerinden ele alınır, ancak bilginin doğruluğu konusu tartışmalıdır.

Üçüncü anlayışa göre, bilgisayarı kullanan kişinin Google/Vikipedi’deki bir önermeyi bilmesi için kişinin bilginin doğruluğuna inanması, bilginin doğru olması,  bilginin haklılandırmış veya gerekçelendirilmiş olması olmak üzere üç koşulun sağlanmış olması daha mümkün görünmektedir.

Bu kapsamda, bilginin doğruluğa “inanma” öznel bir faaliyet olsa da, “bilginin doğru olması” bilginin doğruluğunun teyit edilmesini ve bilginin “gerekçelendirilmiş olması” hususları ile değerlendirildiğinden Üçüncü anlayış bilginin elde edilmesinde en doğru gibi görünmektedir.
« Son Düzenleme: Aralık 15, 2022, 02:55:55 ÖS Gönderen: P_zar »