Gönderen Konu: Forumla İlgili İstek/Öneriler ve Duyurular  (Okunma sayısı 13189 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

oe_

  • Yoğun Katılımcı
  • *****
  • İleti: 580
Ynt: Forumla İlgili İstek/Öneriler ve Duyurular
« Yanıtla #30 : Aralık 27, 2022, 11:55:30 ÖS »
Değiştirmek için anlamak gerekir.
Ancak anlayan var mı, veya anlaşılabilir birşey mi ona bile emin değilim.
Dünya göründüğünün çok ötesinde.

Anlamaya uzakken ve gürültünün içinde kaybolduğumda
birşeyleri değiştirmek istiyorum.

Ama anlamaya en yakın olduğum anlarda,
anlamadığımı anladığımda,
ona baktığımda
değiştirmek istediğim birşey göremiyorum.


oe_

  • Yoğun Katılımcı
  • *****
  • İleti: 580
Ynt: Forumla İlgili İstek/Öneriler ve Duyurular
« Yanıtla #31 : Aralık 28, 2022, 12:44:11 ÖÖ »
Bir de dünyanın bu halde olmasının sebebi,
birşeylerin nasıl olması gerektiğini bildiğini sananlar.

Bilmeyenler, emin olmayanlar değil.


zgnrsn-R

  • Yoğun Katılımcı
  • *****
  • İleti: 564
Ynt: Dünyayı değiştirmek
« Yanıtla #32 : Aralık 28, 2022, 12:52:29 ÖS »

... Felsefeyi incik boncuk dizmek gibi bi hobi kıvamına sokuyor, hayatın gerçekleri tokat gibi surata çarpınca da insanın incik boncuk dizesi gelmiyor. Hatta ve hatta hayatın gerçekleriyle felsefeyi birbirine içkin tutmamak da bundan kaynaklanıyor, dünyayı değiştirmeye çalışmayan felsefe soyut bir meta haline geliyor çünkü.

Öğrenciliğimde ben de aynı kanaatte imişim;  bunu, notlarımı elden geçirince anlamıştım; ana tema memnun olunmayan olguların yeniden düzenlenmesi idi. Ana temayı belirginleştirince bu defa "neye göre değiştireceğim?" sorusu gündeme gelmişti. Yanıtım  ilk nazarda "kendi isteklerime , kendi işime gelenlere göre" idi. Kendim henüz donanımlı olmadığımdan yetki sorunum vardı. Kişisel hedeflerim başkalarının sınırlarına toslardı.

Çalışma ve sosyal hayat, insanı mevcut düzen ile barışmaya zorluyor (ideolojileri bayrak yapanlar dahil). Bu çerçevede mevcut dünya ve hayat dengelerinin yüksek sayıda faktörlerin interaktif dinamiğinde oluştuğunu idrak ediyor insan. Tüm sorunların çoğunluğun/dünya ortalama öğreniminin 4,5 sene gibi olmasından (şimdilerde 7.4 imiş) ve açgözlü/açıkgözlerin dayatmalarından ileri geldiğini anlıyorsun. Hegemonlar yöneticileri kukla gibi kullanıyorlar (bazı ülkelerde artistleri seçtirdikleri dahi oldu). Bu 4.5 ya da 7.4 yıllık öğrenim ilkel benlik kabuğunu aşamıyor.

Bu tabloda felsefe ne yapsın? Radikal hamlelere -genel bilinç olmadıkça- girişse linçe maruz kalır. Zaten şu anda bilim, konfora katkısı sebebiyle bir miktar kurtarıyor da felsefe tamamen "lüks" konumunda kalıyor.

Bilinç ve evrensel benlik yaygınlaşmadıkça, felsefe dünyayı düzenleyemez. Peygamberler, Allah'ın gücü arkalarında olduğu halde tam çözememiş, her seferinde  -kısa süre sonra- ilkel benlik gene ortamlara egemen olmuş. Güncelde medeniyet, insanlık ülküsü", yasalar, insani organizasyonlar vb devrede olduğu halde başedilemiyor; hatta yeni bir barbarlık çağına gidiliyor gibi. Hegemonlar nüfusu azaltmayı ve robotlaştırmayı önceliyorlar.

Düzelme yönünde felsefenin katkı yapacağı ilk adım, yöneticilerin özünde filozof olmasını ve eğitim protokollerinin aydınlanma yönünde olmasını sağlamak olabilir. İnsanlığın "insan" retoriğine ulaşması için daha çok uzun yolu var.

Bknz: 1- Uzaylılar niçin temas kurmuyorlar? ( https://www.forumfelsefe.org/index.php?topic=164.0 )
          2- Mevlanayı kim anlamış? ( https://www.forumfelsefe.org/index.php?topic=122.0 )

« Son Düzenleme: Aralık 31, 2022, 02:51:24 ÖS Gönderen: zgnrsn-R »
Kendi öz muhakemesini kullanmayanların hedefi/akıbeti, olgu/olayı çözümlemek yerine "kandırılmak" olabilir.