Gönderen Konu: Dream Theater - Scenes From a Memory  (Okunma sayısı 1853 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

samsa

  • Sr. Member
  • ****
  • İleti: 285
Dream Theater - Scenes From a Memory
« : Mart 14, 2018, 10:22:22 ÖS »
Uzun bir süre için müzikal beğenime ipotek koymuş olan  bir progresif metal grubu Dream Theater. Yazıda grubun 5. stüdyo albümü olan Metropolis Pt. 2: Scenes from a Memory 'den bahsedeceğim. Scenes from a Memory bir konsept albüm,tabi bu modern müzik için pek de yenilikçi bir fikir sayılmaz zira Dream Theater'dan önce pek çok grup tüm albüm boyunca bir hikayeyi işlediği albümler yapmıştı. Yine de bu albümün müzikal kalitesini  olsa olsa karşılaştırmalı olarak daha iyi kavramıza neden oluyor ama  burada albümün müzikal değerlendirmesini yapmak niyetinde değilim.

<a href="https://www.youtube.com/v/ZUplgIbGaWY" target="_blank" class="new_win">https://www.youtube.com/v/ZUplgIbGaWY</a>

albümün neredeyse kitsch denilebilecek senaryosunun kısa ve kaba bir özeti ile başlayacağım:

Nicholas'ın rüyalarına Victoria denilen bir kız mussallat olmuştur. Rüyada tekrarlayan sahnede Nicholas tanıdık bir evde, tanıdık bir odada bir  aynaya bakmakta ve aynada Victoria'yı görmektedir.Ağlayan Victoria'yı duymakta, onun çaresizliğini derinden hisstmektedir. Sonuç olarak Nicholas ne olduğunu çözmek için işin peşine düşer, bir hipnoterapi seansına katılır. Hipnoterapi boyunca kendisinin Victoria'nın reankarne hali olduğunu anlar.Victoria bir 1920'lerde bir cinayete kurban gitmiştir. Genç kız alkolik bir kumarbaz olan Julien'nin sevgilisidir ve Nicholas önce Victoria'yı julienin kız onu terk etmek istediği için öldürdüğünü sanır. Ancak daha sonra hikaye biraz karmaşıklaşır. Victoria Julien ile kötü giden ilişkiden bunalmış ve bir şekilde Julien'nin ikizi olan Edward ile yakınlaşmıştır. Yine de kız aslında Julien 'e aşıktır ve bu yakınlaşmayı bir hata olarak görüp genç kumarbaza geri döner. Bunun üzerine Edward önce kardeşini sonra da Victoria'yı öldürüp kardeşinin cebine koyduğu notla olayın "cinayetten sonra intihar eden alkolik kumarbaz" olarak kayda geçmesini politik nüfuzunu da kullanarak -kendisi senatördür- sağlar.

Albümün son parçasına ve hikayenin de devamına geçmeden önce senaryonun oldukça başarılı bir şekilde parçalara yedirildiğini, sanki bir film izliyormuşçasına albümün sizi içine çektiğini ve enstrumanına fazlasıyla hakim müzisyenlerden oluşan grubun kanaatimce en iyi albümü olan "Scenes from a Memory"i defalarca büyük bir keyif ile dinlediğimi söylemeliyim.
   
(devam edecek)

samsa

  • Sr. Member
  • ****
  • İleti: 285
Ynt: Dream Theater - Scenes From a Memory
« Yanıtla #1 : Mart 15, 2018, 08:12:52 ÖS »
<a href="https://www.youtube.com/v/Oohd-Elp9Kw" target="_blank" class="new_win">https://www.youtube.com/v/Oohd-Elp9Kw</a>

albümün son parçası olan "finally free"albümün başı gibi hipnopterapistin konuşması ile başlar:
"You are once again surrounded by a brilliant white light.
Allow the light to lead you away from your past and into this lifetime.
As the light dissipates you will slowly fade back into consciousness remembering all you have learned.
When I tell you to open your eyes you will return to the present,
feeling peaceful and refreshed.
Open your eyes, Nicholas."

böylece seanslar bir nihayete ulaşmış olur. Nicholas ilk iletide bahsettiğim olayları, yani "geçmişini" öğrenmiştir. daha sonra Edward'ı duyarız: Victoria 'yı kardeşinin haketmediğinden, kızın Julien'e dönmesini kabullenemediğinden, cinayeti örtbas etmek için yazdığı nottan, geriye hiç tanık kalmadığından ve paçayı yırtacağından vs. bahseder:

Friday evening
The blood still on my hands
To think that she would leave me now
For that ungrateful man
Sole survivor
No witness to the crime
I must act fast to cover up
I think that there's still time
He'd seem hopeless and lost with this note
They'll buy into the words that I wrote

daha sonra parça içerisinde sırasıyla Edward (katil), Victoria(geçmişte öldürülen kız) ve Nicholas (Victoria'nın reankarne hali) tarafından tekrarlanacak bir kısım başlar
"This feeling inside me
Finally found my love, I've finally broke free
No longer torn in two
I'd take my own life before losing you"

Edward bunları söylediğinde onun kardeşini sadece Victoria yüzünden değil, kendisini ikiye yırtılmış - torn in two- , bölünmüş hissettiği için öldürdüğünü anlıyoruz (No longer torn in two) yani, ikizinin ölümü nihayet kendisini "tam" hissedebileceği anlamına geliyor.

***
[Victoria:]
Feeling good this Friday afternoon
I ran into Julian
Said we'd get together soon
He`s always had my heart
He needs to know
I`ll break free of the Miracle
It`s time for him to go
This feeling
Inside me
Finally found my love
I`ve finally broke free
No longer
Torn in two

He`d kill his brother if he only knew

aynı şeyleri Victoria söylediğinde ise Julien'e geri dönmenin kızı iki kardeş arasında kalmaktan kurtaracağı, kız için "ikiye yırtılmanın" biteceği anlamına geliyor. Ancak yine de hemen sonrasında Victoria, Edward durumu öğrenirse kardeşini öldüreceğinden korktuğunu yani tamlık fantazisinin bir tehlikede olduğunu da söyler (He'd kill his brother if he only knew)

parça anlatıcının Julien ve Victoria'nın randevusunu ve sonra da  cinayet anını anlatması ile sürer: 

Their love renewed
They'd rendezvous
In a pathway out of view
They thought no one knew
Then came a shot out of the night
"Open your eyes, Victoria"

Victoria ve Julien vurulmuştur. Katil korkudan gözlerini kapayan Victoria'ya gözlerini aç diye bağırır ve sonra tetiği çeker. Burada  Julien  sevgilisiyle son kez olacağının bilinciyle konuşmaya başlar:

One last time
We'll lay down today
One last time
Until we fade away
One last time
We'll lay down today
One last time
We fade away

anlatıcı tekrar sözü alır :

As their bodies lie still
And the ending draws near
Spirits rise through the air
All their fears disappear, it all becomes clear
A blinding light comes into view
An old soul exchanged for a new
A familiar voice comes shining through

bu spirituel zırvadan sonra  o tanıdık ses(A familiar voice comes shining through) yani nicholas konuşmaya başlar:

This feeling inside me
Finally found my life, I'm finally free
No longer torn in two
I learned about my life by living through you
This feeling inside me
Finally found my life, I'm finally free
No longer torn in two
Living my own life by learning from you
We'll meet again my friend someday soon

Nicholas ikiye yırtılmışlığa bir başka anlam atfeder. Onun bölünmüşlüğü Victoria /Nicholas bölünmüşlüğüdür. Benliği "şu anki nicholas" ve "geçmişteki victoria" olarak yırtılmıştı ancak artık bu yırtığın hipnoterapi sayesinde öğrendiği ve yaşadıkları  sayesine oradan kalktığını söyler. yani o da bu sayede tıpkı diğer ikisi gibi sonunda özgür(finally free) kılınmıştır.

***
bu arada hipnoterapiden çıkan, geçmişi ile ilgili gizemi çözülmüş olan Nicholas (Victoria'nın reankarnasyonu) araba ile evine gitmektedir. Eve ulaştığında televizyonu açık unuttuğunu fark eder, kanalda haberler verilmektedir. yaşanan bir trajediden bahseder haberler, sanki büyük politik bir olay olmuştur. TVlar yayın akışlarını değiştirmişler vs... Televizyonu kapatır, viski doldurur ve uyuyakalır. bu sırada hipnoterapist o uyurken eve gizlice girer :

-Open your eyes, Nicholas.


nicholas :

-Ahhh!

Hipnoterapist nicholas'ı öldürür...
(devam edecek)
« Son Düzenleme: Mart 15, 2018, 08:13:25 ÖS Gönderen: samsa »

samsa

  • Sr. Member
  • ****
  • İleti: 285
Ynt: Dream Theater - Scenes From a Memory
« Yanıtla #2 : Mart 19, 2018, 06:02:20 ÖS »
kurguya göre hipnoterapist nicholas'ı öldürür çünkü kendisi de 1920'lerdeki cinayetin faili olan Edward'ın reankarnasyonudur. hipnoterapi boyunca nicholas nasıl victoria'nın reankarnasyonu olduğunu fark etmişse, hipnoterapist de edward'ın reankarnasyonu olduğunu fark eder. böylece karşımıza bir döngü çıkar. Edward Victoria'yı öldürmüştür, nicholas bunu öğrenir ve hipnoterapist tarafından öldürülür.  böylece tekrar tekrar dinlenebilen albüm başı ve sonu ile birbirine bağlanan  bir çembere dönüşür. bu noktada gözümüzü albümün anlattığı hikayeden alıp albümün biçimi-yani albümün tekrar tekrar dinlenebilirliğinden bahsediyorum-  ile birlikte anlatabildiklerine  çevirmek  ilginç olabilir.

Nicholas'ın düyalarındaki sahneler tekrar etmektedir.(Victoria'nın evi, aynada kendisine bakışı, ağlamaları; Julien , alkolizm, kumar;  Edward'da teselli, Julien'e geri dönüş, buluşma, cinayet...)  Nicholas'ın tekrar eden rüyası albüm başa sardıkça da tekrarlamaktadır. Nicholas kendince her şeyi açıklığa tekrar tekrar kavuşturmakta ve hipnoterapist tarafından tekrar tekrar öldürülmektedir. Victoria gerçek aşkı tekrar tekrar bulmakta ve tekrar tekrar öldürülmektedir.  Edward ikizini ortadan kaldırarak huzura ermekte ancak hipnoterapist olarak tekrar doğduğunda kardeşini hatırlatan victoria (nicholas) ile karşılaşmaktan kurtulamamakta, tekrar cinayet işlemektedir.
 
(devam edecek)
« Son Düzenleme: Mart 19, 2018, 06:04:26 ÖS Gönderen: samsa »

samsa

  • Sr. Member
  • ****
  • İleti: 285
Ynt: Dream Theater - Scenes From a Memory
« Yanıtla #3 : Mart 24, 2018, 09:47:14 ÖÖ »
<a href="https://www.youtube.com/v/wTDcAkSjuzc" target="_blank" class="new_win">https://www.youtube.com/v/wTDcAkSjuzc</a>

şimdi  sekizinci sahne yani "the spirit carries on" üzerine yazacağım. içerisinde hoş gosbel öğeler de barındıran parça yukarıda üzerine yazdığım, son sahne olan  finally free'den önceki parçadır.  adından da anlaçılacağı üzere parçanın sözleri ruhun varlığını devam ettirdiği üzerinedir. Nicholas konuşmaktadır:

If i die tomorrow
I'd be allright
Because i believe
That after we're gone
The spirit carries on

bu "mutluluk tablosuna" tekrar bakmak gerekir : spirit carries on'u ilginç yapan şey albümü 2. kez(ya da 3. 4. 5. vs.) dinlediğimizde,  yani finally freeyi bitirip başa sardığımızda ve yeniden spirit carries on'a geldiğimizde ortaya çıkar. çünkü ruhun varlığına devam ettiğini düşünen kişi ruhun devam etmesinin aynı döngüyü tekrar tekrar yaşaması anlamına geleceğini biliyordur. spirit carries on'u ilk dinlediğimizde gizem çözülmüş, ruh huzur bulmuştu, bir döngü de söz konusu değildi. Hikaye çözüme ulaşmış görünüyordu ancak finally free'de aslında durumun hiç de böyle olmadığını görürüz: kader  artık ruhu aynı olayları tekrar yaşamaya,   absürt bir döngüyü yinelemeye mahkum etmiştir. 
böylece Nicholas'ın parçanın başındaki sorulara verdiği cevaplar kendilerini ortadan kaldırırlar :

Where did we come from?
Why are we here?
Where do we go when we die?
What lies beyond
And what lay before?
Is anything certain in life?
They say, "life is too short,"
"the here and the now"
And "you're only given one shot"
But could there be more,
Have i lived before,
Or could this be all that we've got?
If i die tomorrow
I'd be allright
Because i believe
That after we're gone
The spirit carries on


ruhun ölümsüzlüğü absürt bir trajediyi sonsuzca yaşamaya yazgılı ise hayata anlam vermeyi bırakır, yaşamın merkezi anlamı olmaktan çıkıp saçmalaşır. hatta insanın keşke söylenenler -nicholas aşağıda  ruhun ölümlülüğüne artık inanmadığını ifade etmek için insanların söylediklerini alıntılıyor-  doğru olsaydı diyesi gelir :

They say, "life is too short,"
"the here and the now"
And "you're only given one shot"

zira, tek atımlık bir yaşam tam da tek atımlık olduğu için sürekli aynı korkunç döngüye zorlanan sonsuz bir yaşamdan daha "anlamlı"  ve "değerli" olabilir.  çünkü o tektir ve böylece değerini de geçici olmasından alır, her an sona erebileceği fikri onu yaşamaya değer kılar. yani, yaşam değerini önsel bir merciden, ya da kendi sonsuzluğundan değil tam  da buradaki geçiciliğinden alabilir. böylece finally free'ye artık başka bir anlam atfedebiliriz: finally free,   "torn in two" yani "ikiye yırtılmış" olmanın telefisi ile mümkün değildir, tamlıkta değildir. aksine ancak söz konusu "ikiye yırtılmışlık" ile mümkündür. yani, son parça olan finally free böylece yırtığın ortadan kaldırılması ile herkesi sonunda özgürlüğüne kavuştuğunu değil, ancak yırtığın kendisinin bizi sonundan özgür kılabileceğini söylemeye başlar.

***
daha önce, nicholas victoria'nın kendisi olduğuna inanmaya başlamıştı ancak tüm yaşadıklarına rağmen(kızın evini bulur, işlenen cinayete dair bir gazete küpürü eline geçer, o yıllarda yaşamış yaşlı bir adamla karşılaşır vs.) cevapların doğruluğunu asla kanıtlayamayabileceğini söyler, yani  bunca şeye rağmen şüphe duymaktadır. sadece denemeye devam etmesi gerektiğini söyleyebilir:

I may never find all the answers
I may never understand why
I may never prove
What i know to be true
But i know that i still have to try

peki, Nicholas neden tam olarak ikna edilemiyor? bu kanıtlar, rüyalar, yaşadıkları neden onun kesin olarak inanması için yeterli değil?
(devam edecek)
« Son Düzenleme: Mart 24, 2018, 09:48:48 ÖÖ Gönderen: samsa »

samsa

  • Sr. Member
  • ****
  • İleti: 285
Ynt: Dream Theater - Scenes From a Memory
« Yanıtla #4 : Nisan 21, 2018, 11:16:57 ÖÖ »
daha önce nicholas'ın tekrarlanan rüyalarından bahsetmiştim. tekrarlanan rüyaları, tekrarlanan hipoterapi seansları takip etmişti, hipnoterapi seanslarının sonucu ise bize tekrar edenin aslında bir cinayet senaryosu olduğunu açıklamıştı. biz henüz albümü bitirmemişken, yani bu döngüsel cinayet senaryosundan habersizken nicholas'ın kendince tüm gizemi çözmüş olmasına rağmen şüphe içinde olduğunu görmüştük. Nicholas ikna olmamıştır. tekrar alıntılayacak olursak :

I may never find all the answers
I may never understand why
I may never prove
What i know to be true
But i know that i still have to try


nicholas "bildiği şeyin doğru olduğunu kanıtlamaya çalışmaktan başka bir seçeneği olmadığını" söylemektedir. bu noktada kurguyu ters yüz edip kendi üzerine çevirerek okumaya çalışacağım.

hikaye  hipnoterapistin nicholas'a gözlerini kapamasını söylemesi ile başlar ve  hipnoterapist sonra ekler : "geri gelmen  gerektiğinde tek yapman gereken gözlerini açmak." bu konuşma hipnoterapiler boyunca tekrarlanmış olmalı. bunun dışında son parça olan finally free'de de gördüğümüz üzere hipnoterapist seansları sonlandırıken "open your eyes nicholas"  ifadesini kullanmaktadır.

şimdi size hikayeyi daha önce de ima etmiş olduğum gibi, Nicholas'ın tamlık fantazisi ( "no more torn in two") olarak okumayı önereceğim.  Nicholas şu kadim bütünlük fantazisine ayartılmıştır,  hayat anlamsız gelmektedir ona ve bilindik metafizik  eğilimler böylece harekete geçer.
dikkat çekmek isterim ki, tam da bu yüzden neredeyse kurgunun dışına itilmiştir kumarbaz  olan Julien. neredeyse hiç ortalıkta görünmez, sadece finally free'de söylediklerini duyarız ve orada da diğerlerinin aksine tamlık fantazisinden bahsetmez. daha önce söylediğim gibi victoria/nicholas ve edward "no longer torn in two" sözlerini sırayla tekrarlarlar kendi durumlarına uyarlayarak.  kurgu Julien'nin neredeyse ortadan kaldırılması üzerine inşaa edilmiş görünmektedir. çünkü Julien tam da hayatını anlamsızca yaşayan o bohem alkolik  kumarbaz klişesine uymaktadır ve bu yüzden kurgu boyunca bastırılır. iddiam şudur ki, nicholas burada aslında "kendi değersizliğine", "yaşamın anlamsızlığına" dair tehlikeli  fikirleri silmeye çalışmaktadır.
(sürecek)

samsa

  • Sr. Member
  • ****
  • İleti: 285
Ynt: Dream Theater - Scenes From a Memory
« Yanıtla #5 : Mayıs 13, 2018, 01:18:26 ÖS »
Alıntı
hikaye  hipnoterapistin nicholas'a gözlerini kapamasını söylemesi ile başlar ve  hipnoterapist sonra ekler : "geri gelmen  gerektiğinde tek yapman gereken gözlerini açmak." bu konuşma hipnoterapiler boyunca tekrarlanmış olmalı. bunun dışında son parça olan finally free'de de gördüğümüz üzere hipnoterapist seansları sonlandırıken "open your eyes nicholas"  ifadesini kullanmaktadır.

lacancı psikanaliz, analistin semptomun bir parçası olduğunu söyler. danışan, analisti ızdırabı ile ilişkilendirmektedir, her biri diğerini mevcut kılar.  semptom bir "göstergedir" , yani "gösteren" ve "gösterilendir".
 semptom; tekrar eder, gayri iradi  ve anlamsızdır . nicholas, hipnoterapi boyunca semptomu anlamlandırmaya ve kavramaya çalışır.böylece "öteki"ler ete kemiğe bürünürler ve tamlık fantazisini gerçekleştirirler : nicholas, victoria ve julien "no longer torn in two"  ile tamlık fantazisinin vuku bulmasını kayıt altına alırlar.  ancak  kayıt altına alma işi yine bir "gösterge"yi öne sürmektir ve böylece fantazi fantazi olarak yani erişilemez kalır. tam da bunun için hipnoterapist, yani "semptomun Ötekisi"  edward ortaya çıkar ve nicholas'ı öldürerek bir döngü başlatır. yani hipnoterapist, "semptomun Ötekisi" fantazinin gerçek olmasına engel görünmektedir.

burada kurgunun tamamen "patolojinin perspektifinden" dile gelmekte olduğunu söylemek istiyorum.  albümün sonunda nicholas 'ı hipnoterapist öldürmektedir ve sebep hipnoterapistin edward'ın reankarnasyonu olmasıdır. kurgu bizi şuna ikna etmek niyetinde : "daha önce edward öldürmüştü, şimdi öfkeyle yeniden hipnoterapist olarak öldürmektedir." Bu noktada kurgu yani nicholas'ın patolojisi kendi varlık koşulu olan Julien'in silinmesine dair ısrarcı tutumunu tekrarlar ve bunun için julien ile hipnoterapistin içsel ilişkisinin üzerini siler.Victoria/nicholas, edward/hipnoterapist tarafından öldürülür. soru yine aynı: peki, Julien'e ne ol
du? 
 söz konusu içsel ilişki, hipnoterapistin "semptomun Ötekisi" olarak döngüyü yaratıp  fantaziyi boşa çıkartan jesti ile Julien'in "boşunalığı" arasındaki ilişkidir. Nicholas ısrarlı bir şekilde Julien'i bastırır çünkü hipnoterapist ve julien özdeşleşmesi  reankarnasyon üzerine temellendirilen tamlık fantazisi kurgusunun çökmesi ile sonuçlanacaktır. zira, sözkonusu içsel ilişkiye binaen hipnoterapistin  julien'in reankarnasyonu olması demek  reankarnasyona dair hikayenin sadece patolojinin dayatığı bir kurgu olduğunu itiraf etmek demektir.  kurgu, reankarnasyon inancı üzerinden edward-hipnoterapist dışsal ilişkisini dayatarak  "credo quia absurdum"a("inanıyorum çünkü saçma"ya) sığınır. böylece döngü ile tüm hikayenin absürdleşmesi pahasına edward-hipnoterapist  özdeşliği çatılır.  bu, son sahnede hinoterapistin nicholas'ı öldürmesi ile reankarnasyonun  ve ruhun ölümsüzlüğünün  kanıtlandığı anda absürd kılınmasıdır. bu yüzden hikaye başarısızdır. başarılı formülasyon,  yukarıda öne sürdüğüm hipnoterapist-julien eşleşmesi ile mümkün olabilir.

(devam edecek)
« Son Düzenleme: Mayıs 13, 2018, 08:42:07 ÖS Gönderen: samsa »

samsa

  • Sr. Member
  • ****
  • İleti: 285
Ynt: Dream Theater - Scenes From a Memory
« Yanıtla #6 : Mayıs 13, 2018, 09:52:20 ÖS »
kurgu hipnoterapist-edward özdeşleşmesini  "open your eyes" komutu üzerinden  gerçekleştiriyor. bu tabiki hipoterapistin nicholas'ı uyandırmak için seanslar boyunca defalarca kullandığı komuttur.  Nicholas hipnoterapistin bu komutu ile rüyasında cinayet anında edward'ın öfkeyle "open your eyes victoria" diye bağırması arasında bir bağlantı kurmaktadır. böylece albümün sonunda nicholasın evine uyurken gizlice girip nicholas'ı öldürmeden önce bu kez öfkeyle "open your eyes nicholas" diyen hipnoterapist ile edward özdeşleşmesi gerçekleştirilir.  bunu okumanın kaba yolu, sahiden de hikayenin  ima ettiği gibi yukarıda eleştirdiğim şekliyle reankarnasyonu kabul edip edward'ın ve hipnoterapistin aynı ruh olduğuna öne sürmektir. ancak yine yukarıda söylemeye çalıştığım gibi, bu tüm kurguyu absürd kılar. zira, eğer edward hipnoterapist ise ve reankarnasyon gerçek ise tüm bunların amacı nedir? aynı kötü yazgıyı tekrar tekrar yaşayan bir "ruh"un işkencesi olarak reankarnasyon, reankarnasyonun yokluğunda yitip gitmekten daha korkunç değil midir?

bu noktada kurguyu  bu haliyle kabul edip hikayenin bize mutlak doyumun, tamlık fantazisinin imkan dışılığını gösterdiğini söyleyebiliriz. ki bence eğer kurguyu kaba hali ile okursak ondan çıkaracağımız sonuç sahiden de bu olur: tamlık fantazisi bizi absürd bir döngüye kapatmaktadır ve onun için "tamlık" imkan dışıdır ama yine de reankarnasyon gerçektir ama absürttür. nicholas da bu gerçeğin bir kurbanıdır.

bunun dışında kurguyu daha önce değindiğim üzere nicholas'ın sapkın fantazisi olarak da ele alabiliriz. bu okumada nicholas bir patoloji olarak karşımıza çıkar. tüm kurgusunu julien'nin bastırılması üzerine kurmakta, tekrar eden rüyalarını hipnoterapi boyunca yanlış anlamakta, hipnoterapist ve edward arasında dışsal bir ilişki kurarak hipnoterapistin kendisini öldürdüğü  bir rüya gömektedir. hipnoterapistin seanslar boyunca tekrarlayan "gözlerini aç" komutu nicholasın katli için gerekli bir komuta dönüşür rüyada. zira bir gösteren her zaman bir başka gösterene bağlanır. böylece bir "gösterge" istediğinden fazlasını dile getirir.

eğer hikaye bize nicholas'ın fantazisini anlatıyor ise son sahneyi de tekrar etmekte olan rüyalardan biri olarak okumamız gerekir. çünkü sahiden de nicholas'ın öldürüldüğü son sahnede eve gelen nicholas  viski içip uykuya dalmıştır. (burada viski ayrıntısı bize julien'i hatırlatıyor. kendisi alkolik bir kumarbazdır. yani julien nicholas ne kadar onu kurgunun dışına atmaya çalışırsa çalışsın kendini dayatır.) nicholas uyumaktadır ve hipnoterapistin "gözlerini aç" komutu duyulur. nicholas çığlıkla uyanır.  victoria'nın ölümünde silah sesini işitmemize rağmen bu sahnede sadece "open your eyes" komutu işitilir. silah patlamamıştır.
« Son Düzenleme: Mayıs 13, 2018, 10:00:06 ÖS Gönderen: samsa »

echo

  • Aktif Üye
  • ***
  • İleti: 100
Ynt: Dream Theater - Scenes From a Memory
« Yanıtla #7 : Eylül 27, 2018, 12:14:17 ÖÖ »
ilk aldığım dvdlerdendi metropolis 2000, yıllar sonra da Rudess ve Petrucci'yle tanışmıştım sahne arkasında. bu arada yazılara like vermek istedim ama buton yok  :-\ 

Burberry

  • Ziyaretçi
Ynt: Dream Theater - Scenes From a Memory
« Yanıtla #8 : Eylül 27, 2018, 08:56:49 ÖÖ »
ilk aldığım dvdlerdendi metropolis 2000, yıllar sonra da Rudess ve Petrucci'yle tanışmıştım sahne arkasında. bu arada yazılara like vermek istedim ama buton yok  :-\

Like yapmış kadar oldunuz, hiç sorun değil ve benden de size  "paradise" like butonu hediye olsun, yanında "huri" butonu da bonus...
« Son Düzenleme: Eylül 27, 2018, 11:53:25 ÖÖ Gönderen: Burberry »

samsa

  • Sr. Member
  • ****
  • İleti: 285
Ynt: Dream Theater - Scenes From a Memory
« Yanıtla #9 : Eylül 27, 2018, 06:29:59 ÖS »
ilk aldığım dvdlerdendi metropolis 2000, yıllar sonra da Rudess ve Petrucci'yle tanışmıştım sahne arkasında. bu arada yazılara like vermek istedim ama buton yok  :-\

güzel konser ama labrie score'da daha iyi:)