Gönderen Konu: Birey Ve Toplum Mu?  (Okunma sayısı 974 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

liberte

  • Aktif Üye
  • ***
  • İleti: 64
Birey Ve Toplum Mu?
« : Mayıs 06, 2020, 01:21:48 ÖS »
Birey Ve Toplum:

Medya sanırım inanılmaz cahil, "evrensel öznellik" denildiği zaman birey ve toplumu sentezliyorlar yani özne (siyaset) ve nesneyi (iktisat) sentezliyorlar. Hatta tiyatro ile müziği, müzik ile estetiği sentezliyorlar o da yetmiyor şimdi de bilim ve felsefeyi sentezlemişler hatta teori ile pratiği de aynı şekilde sentezlemişler.

Ne böyle bir sentezdir evrensel öznellik ne de içinde tiyatroyu, estetiği, pratiği ve bilimi barındırır. Çünkü bunlar nesnel kavramlardır. Burada özne ile nesne sentezlenmiyor asla. Evrensellik de nesnel, somut olarak değil soyut olarak mesela "para" şeklinde ele alınması gerekiyor.

Evrensel öznellik ise toplumsallığın yerini almıştır. Evrensel ile bireyselin birliği demek değildir bu kavram. Burada anlatılan şey nesnel toplumsallığın yerine artık öznel evrensellik gelmiştir. Yani göreli bir evrenselliktir artık. İşte bunu anlatır bu kavram.

Evrensel öznellikteki özne birey değildir. Çünkü birey ayrı bir yerde ele alınır.

Birey ve toplum yoktur birey de çok farklıdır artık. Mesela bireyin parçalanması ile başlanılır. Yani tek bir hakikat yoktur birden fazla hakikat vardır.

Kuantum ve post modernizmde birey parçalanır, Einstein'de ise toplumsal ise görelileşir:

Yani bireyin yerini alan; "özel görelilik" olarak "bireyin parçalanması"

Sonra toplumun yerini alan; "genel görelilik" olarak ise "evrensel öznellik."

Ama ne birey ne de toplum yoktur burada asla... Bunlar 19. yy. da kaldılar. Ama özel ve genel görelilik uygulanabilir bir şeydir.

Eylem vardır tabi genel görelilik bir ivmelenmedir sonuçta, özel görelilikten farkı da budur zaten. Ama eylem devrimcilik değil, doğadadır. En önemlisi bilimde, somut değil düşüncededir bu eylem. Bunu genel görelilikten biliyoruz, ivmelenme var çünkü.

Bizde felsefeyle uğraşanlar kavramları genelliyorlar evrensel denilince hemen somut kavramlara yöneliyorlar. Örneğin; estetik olarak veya tiyatro olarak anlıyorlar. Halbuki soyut evrensel olmalıdır mesela para. Ama asla bilim, matematik, estetik, tiyatro, sınıf, ulus vb. somut kavramlar olmamalıdır.

Buradaki formül şudur; somut ve nesnel bir evrensellik olmamalıdır. Yaptıkları hata buradadır evrensellik denilince hemen akıllarına somut kavramlar geliyor. Evrensel öznellik denilince de müziğin tiyatrosu gibi saçma sapan bir formülle sentezliyorlar bu yüzden.

Evrensel öznellik denilince de birey ve toplum ya da özne ile nesne diye anlıyorlar. Evrensel özne toplumsallığın değişmiş halidir bireyin yeri asla yoktur burada. Toplumsallığın görelileşmiş halidir evrensel öznellik. Ama asla birey değildir oradaki öznellik.

Birey ise ayrı bir dünyadır zaten yukarıda söyledim, birey parçalanır, bireydeki hakikat de göreceleşir. Benzer şekilde evrensel öznellikte de evrensel olan göreceleşir. Evrensel öznellik bunu anlatıyor. Yoksa evrensel ile bireyselin sentezini anlatmıyor burada özne ile evrensel.

Evrensel öznellik ise hayal gücüdür sanıldığı gibi hayal gücü ile somutluk birleştirilmiyor. Evrensel özne denilince evrensel olan somut, özne olan da soyut; al o zaman sana somut ile soyut sentezi diyorlar. Şaka gibi. Halbuki somutluktan ve pratikten mümkün oldukça uzaklaşmamız gerekiyor.

Her önüne gelene felsefe yaptırırsan böyle olur. Gazetecinin, sokaktaki adamın felsefe ile uğraşması böyle saçmalıklar çıkarıyor. Burada tiyatro, pratik vs. kullanılmaz ama somut alan olan matematik ve bilimin dilleri düşünceye çevrilebilir. Dolayısıyla bunları genellemeden bilim çevriliyorsa tiyatroda çevrili dememeli tiyatro dışarıya atılmalı hemen.

Mesela bilime, matematiğe yeniden bir işlev kazandırıyorsa aynı şeyi akla veya bilince yapmaz. O yüzden evrensel denilince genelleme yapıp her türden somut kavramı işin içine sokmamak gerekir. Yani kısacası;

Birey = Bireyin Parçalanması  ,   Toplumsal = Evrensel Öznellik

Değişim bu şekilde olmuştur.
« Son Düzenleme: Mayıs 22, 2020, 10:50:40 ÖS Gönderen: liberte »