Gönderen Konu: Sahte Bilim  (Okunma sayısı 281 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

zgnrsn

  • Aktif Üye
  • ***
  • İleti: 229
Sahte Bilim
« : Ocak 16, 2019, 01:54:09 ÖS »
Gizem Tutkusu Korumasında SAHTE BİLİM (Özel Görelilik Teorisine Otopsi) adlı kitabım var. Bu kitapta sahte bilimin anlaşılması için ölçütleri de sıralamam gerekmişti.

Bu ölçütler arasında en önemlisi, sahte bilimcilerin gazete ve televizyon haberlerini tercih etmeleri idi (Asıl adres bilimsel dergilerdir).

Şarlatan doktorlar için ölçütleri sıralamışlar:

https://www.ntv.com.tr/saglik/istanbul-tabip-odasi-sarlatan-doktorlarin-10-ortak-ozelligi,QBrvU5xHw0qyMlFvj5qnzg

Elbette tıp konusundaki şarlatanların ciddi bir avantajları da var: Plasebo etkisi. % 30 gibi olan bu etki sebebiyle faaliyetlerini delillendirebiliyorlar.

Bilindiği gibi alt beynimiz telkinlere açıktır ya da beklentinin olumlu ya da olumsuz oluşuna göre potansiyelini etkinleştirir. 

Diğer taraftan dünya ölçeğinde öz muhakemenin kullanılması çok çok düşük. Çoğunluk bir başkasının referansına ihtiyaç duyuyor. Hal böyle olunca, ortam şarlatanlar için çok müsait. Yani genel bilişsel düzey çıkar niyetli olanların iştahını kabartıyor. Bütün insani etkinliklerde, kendi halinde olanların bu asimetrik bilişsel yapısı, açgözlü ve açıkgözleri iştahlandırıyor kanaatindeyim. 
 

zgnrsn

  • Aktif Üye
  • ***
  • İleti: 229
Ynt: Sahte x sahte bilim
« Yanıtla #1 : Ocak 21, 2019, 03:43:33 ÖS »
Sahte x sahte bilim

İlk iletimde öz muhakemenin aktive edilmesinin öneminden bahsetmiştim. Bunu tekrar vurgulamak istiyorum.

Bir popüler bilim dergisinde sahte bilim dergileri üzerine bir yazı okumuştum. Kendi içinde tutarlı olmayan makale hazırlayıp gönderirseniz böyle dergilerde yayınlatabilirsiniz denilmek isteniyor.

Böyle bir olgu var; mevcut.

Ne var ki indeksli dergilerin hakemleri de insan. Dergilerin başlangıç kısıtlamaları da olabiliyor. Örneğin deneye dayanmayan konulardaki makaleleri Nature dergisi kabul etmez; fakat soğuk fizyon deneyi ile ilgili makale fiyaskosu da Nature da meydana geldi.

İtibarlı bilimsel dergilerin disiplin anlayışı çoğu araştırmacıyı özellikle ezber bozanları yıldıracak düzeyde. Hatta bir araştırmacının kendi dergisini kurduğunu biliyorum. Diğer taraftan genç araştırmacılar ve hatta prof. düzeyinde olanların dahi bazı makalelerini "itibarlı" denilmeyen dergilerde yayınlattıklarını da araştırarak görebilirsiniz. Bu da defakto olgu.

Neticede öz muhakememiz ile başbaşayız. Elbette yetkinliğimizi bu eksende geliştirmekle de yükümlüyüz.

zgnrsn

  • Aktif Üye
  • ***
  • İleti: 229
Ynt: Sahte Bilim
« Yanıtla #2 : Mayıs 03, 2019, 11:48:39 ÖÖ »
 

Geçenlerde tv de bir magazin sunucusu, bilmem kimin bir sözü ya da davranışını yorumlarken "böyle yaparak magazinin içini boşaltıyor" dedi. Ne günlere kaldık. :o ??? :-\ :'(

Her neyse sahte bilimin belirgin özelliklerine bir göz atalım:

. Kullanılan materyal ulaşılmaz ve gizem yüklü olmalı. Yıldızlar, güneş, ay , gezegenler, hayali yaratıklar ve objeler, insanüstü/doğaüstü özellikteki olgular.

. Kullanılan yöntem mümkün olduğunca bilimsel çerçevede olmalı, seçilmiş bilimsel terimler ve söylemlerle desteklenmeli.

. Sonuçlar şaşırtıcı olmalı, gizem düşkünlüğümüzü hedef almalı, fantastik gerçeküstü, masalsı dikkat çekici çıkarımlar ileri sürülmeli.

. Deneysel doğrulama olanağı olmamalı. Kolayca anlaşılmamalı. İnsan algı sınırında, mantık yanılmalarına elverişli, ayrıca keyfe keder/hayati olmayan, marjinal konular seçilmeli. Yani konu, hayat örsüne uzak olmalı.

. Hedef kitlenin algı düzeyinin ilerisinde konular ele alınmalı. Potansiyel alıcılar, yetersiz paradigma ve bilişsel arızalı kitledir. Talep arzdan önce gelir.

. Sahte söylemin temelinde çıkar motivasyonu vardır. Mevcut bilgiler ve beceriler sonuç hedefinde forse edilir.

. Farklı düşünenler ve itiraz edilenlere mobbing ve değersizleştirmeler uygulanır.

. Elbette yukarıdaki linkte de vurgulandığı gibi sahte ve maksatlı kurgu, genel doğrular içinde servis edilir.

Düşünsel referansların yönetimi konusu çok çok önemli. Bu konu henüz protokole bağlanmış değil. Çoğunluk, işine geldiği gibi ya da rastgele düşünsel referans seçimi yapıyor. Açgözlü ve açıkgözler ise bu konuda daha bilinçli ve bilimsel verilerden yararlanma bilincine sahipler. Elbette bilinçli kullananlar için niyetin masumiyeti/şerefliliği noktasında sorun oluyor. 
« Son Düzenleme: Mayıs 06, 2019, 08:18:40 ÖS Gönderen: zgnrsn »