Gönderen Konu: Hayatın Anlamı  (Okunma sayısı 4085 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Kararsız

  • Ziyaretçi
Ynt: Hayatın Anlamı
« Yanıtla #15 : Eylül 13, 2018, 03:35:48 ÖS »
OE sağol blogumla ilgilendiğin için ve yorumlar yaptığın için. İnsan olduğumu hissettim.

Ben seni -hafızam beni yanıltmıyorsa- felsefeekibinden hatırlıyorum. O zamanlarda da bir şekilde dikkatimi çekmiş idin. Öfke diye bir nick alıp bi kaç şey yazmıştım ama felsefeekibinin dünyası pek hoşuma gitmemişti. O zamanlar ben de yoğun duygularla boğuşuyordum ve şimdiki kadar sakin değildim.

Rica ederim. Evet felsefeekibinde bir süre denk gelmiş olabiliriz. Sanırım pek kalmadın. Hoşuna gitmese de, şu an öyle bir yer bile pek kalmadı.

Birçok noktada düşüncelerim benzer blogunla (eski şarkılar/duygunun azalması/ille her şarkıya saçma kısımlar katmak, instagram/like'lamak, çocuk yapmak vs). Genelde bir nitelikten niceliğe kayış var. Dolayısı ile yüzeyselleşmeye. Yorum yazmak yerine like'lıyorlar. Daha pratik ama daha yüzeysel. Yorumdaki her kelimenin bir duygu tonu vardır, tarzı vardır, like'ın tarzı yok.

Bu yüzeysellikten lafta şikayetçi olmak çözüm teşkil etmiyor. Hiç kimse değiştirmek için çaba sarf etmediği gibi işine gelince herkesten daha yüzeysel de olabiliyor. Samimi değilsiniz, lafta kalıyor bu sözler ve asla hayata uygulanmıyor.

Hayatın anlamını bulmak için kişi önce kendisi anlamlı bir insan olmalıdır. Taktığı yüzlerce maskenin altında anlam aramak cidden zaman kaybı ve çoğu insan böyle davranıyor ne yazık ki.

Duygunun azalması da yine insanların yüzeyselliğinden ve kolaycılığından kaynaklanıyor. Aşk acısı çekmeyeyim diye aşık olmaya korkanlar ya da acı çektiği an, teselliyi günübirlik ilişkilerde arayan zavallılar var. Hakikat şu ki: Bu devirde her şeyin ucuzu yaşanıyor, bu sebeple en güzeli uzakta kalmak ve hiç bu seviyesizlere benzememektir.

Hayatın anlamı bence budur, bu değilse bile böyle davranmak çok daha anlamlıdır.
« Son Düzenleme: Eylül 13, 2018, 03:45:09 ÖS Gönderen: Kararsız »

cagri

  • Katılımcı Üye
  • **
  • İleti: 24
Ynt: Hayatın Anlamı
« Yanıtla #16 : Eylül 13, 2018, 04:03:31 ÖS »
Ben hayatımda daima insanlığın yıllar geçtikçe iyiyie doğru evrildiğini savundum. Instagram a karşıyım, sokağa çıktığımda insanlardan -eskiye göre- daha fazla rahatsız oluyorum ama tüm bunlara rağmen şu an insanlığın atıyorum 2010 yılına göre daha iyi bir nokta da olduğunu savundum.


Tek sorun şu, tahminimden çok daha karmaşık bir evrim mekanizması var. İncelemek için meseleye çok daha hassas yaklaşmak lazım. Eğer bunu yapamassanız toplum ve gençlerle daima problemi olan biri olarak yaşlanıp çürüyüp gidersiniz.


Benim hayatımdaki başarılarımın arkasında zamanında başımdan geçmiş olan platonik aşk maceralarım var. Bir hayli yoğun ve acılı yaşadım, sonrasında ise o günlerin sayesinde şimdiki tanrı hakkındaki görüşlerim oluştu.


Ama insanlık nereye doğru gitti? İnsanlık aşkın tarihe gömüldüğü bir yere doğru hızla evriliyor.
Doğru yorumlama tekniğini bulmadan, bu olayı yorumlama işini ileriki bir tarihe erteliyorum. Yalan yok. yapamıyorsam yapamıyorum, bilmiyorsam bilmiyorum.




Kararsız

  • Ziyaretçi
Ynt: Hayatın Anlamı
« Yanıtla #17 : Eylül 13, 2018, 04:18:16 ÖS »
Ben hayatımda daima insanlığın yıllar geçtikçe iyiyie doğru evrildiğini savundum. Instagram a karşıyım, sokağa çıktığımda insanlardan -eskiye göre- daha fazla rahatsız oluyorum ama tüm bunlara rağmen şu an insanlığın atıyorum 2010 yılına göre daha iyi bir nokta da olduğunu savundum.


Tek sorun şu, tahminimden çok daha karmaşık bir evrim mekanizması var. İncelemek için meseleye çok daha hassas yaklaşmak lazım. Eğer bunu yapamassanız toplum ve gençlerle daima problemi olan biri olarak yaşlanıp çürüyüp gidersiniz.


Benim hayatımdaki başarılarımın arkasında zamanında başımdan geçmiş olan platonik aşk maceralarım var. Bir hayli yoğun ve acılı yaşadım, sonrasında ise o günlerin sayesinde şimdiki tanrı hakkındaki görüşlerim oluştu.


Ama insanlık nereye doğru gitti? İnsanlık aşkın tarihe gömüldüğü bir yere doğru hızla evriliyor.
Doğru yorumlama tekniğini bulmadan, bu olayı yorumlama işini ileriki bir tarihe erteliyorum. Yalan yok. yapamıyorsam yapamıyorum, bilmiyorsam bilmiyorum.

Kesinlikle katılmıyorum, teknoloji yanlış kullanıldığı için insanlar büyük bir yozlaşma içindeler, eskiden samimiyet vardı. Evrim ile alakası yok sadece algı operasyonları ile toplum yanlışa özendiriliyor. Sevgi ve aşk enayilik fakat basit ilişkiler modernlik gibi sunuluyor. Evlilik kurumu bile çöktü artık ve hastalıkta-sağlıkta sözü, daha ilk kavgada 'seni mi çekeceğim gider yenisini bulurum' tavrına dönüştü. Niye peki? Sosyal medyaya girer ve bir ucuz tip denk getirir çünkü ya da bara gider mutlaka birisi denk gelir. Zihniyetlerde sorun var ve bu değişmedikçe, ki bence asla değişmez, kalite insanlar sürekli yalnızlaşır veya pes edip onlara benzer fakat ömür boyu da kendinden nefret eder.

cagri

  • Katılımcı Üye
  • **
  • İleti: 24
Ynt: Hayatın Anlamı
« Yanıtla #18 : Eylül 13, 2018, 04:27:12 ÖS »

Kesinlikle katılmıyorum, teknoloji yanlış kullanıldığı için insanlar büyük bir yozlaşma içindeler, eskiden samimiyet vardı. Evrim ile alakası yok sadece algı operasyonları ile toplum yanlışa özendiriliyor. Sevgi ve aşk enayilik fakat basit ilişkiler modernlik gibi sunuluyor. Evlilik kurumu bile çöktü artık ve hastalıkta-sağlıkta sözü, daha ilk kavgada 'seni mi çekeceğim gider yenisini bulurum' tavrına dönüştü. Niye peki? Sosyal medyaya girer ve bir ucuz tip denk getirir çünkü ya da bara gider mutlaka birisi denk gelir. Zihniyetlerde sorun var ve bu değişmedikçe, ki bence asla değişmez, kalite insanlar sürekli yalnızlaşır veya pes edip onlara benzer fakat ömür boyu da kendinden nefret eder.

Katılmıyorum bu yazıdaki mantık komple yanlıştır. Ve BAŞKA BİR YOZLAŞMA dır. Günümüzün yozlaşması ile bu mantıktaki yozlaşma kapışmaktadır. Ve günümüzün yozlaşması zaten galip gelmektedir. Evlilik yıkılacak, daha fazla yalnızlaşacağız vs vs.

Tabi siz bilirsiniz tartışmak yersiz. Bence yaşlılık döneminiz pek iç açıcı geçmeyecek.
Benim de günümüzün dünyasında karşı olduğum noktalar var ama insanın psikolojisine ve birey olmasına kattığı katkıları görmezden geliyor değilim. Ayrıca tüm sorunlarına rağmen gençliği seviyorum.





Kararsız

  • Ziyaretçi
Ynt: Hayatın Anlamı
« Yanıtla #19 : Eylül 13, 2018, 04:43:13 ÖS »
 Yaşlılık ya da gençlik meselesi değil, yaşadığımız dönemin getirdiği bir sıkıntı ile karşı karşıyayız.

Evliliklere bir bakın, ortalama kaç yıl sürüyor ve bir de geçmişe bakın aradaki uçurum ortada. İnsanlar artık tutamayacağı sözler veriyor ve bu durumdan hiç rahatsızlık duymuyor.

Üniversite sonrası evlenip de evliliği süren tek bir arkadaşım yok çünkü 10 yıl içinde birbirlerinden nefret etmeye başlıyorlar ve ayrılmak cazip geliyor.

Hayatın bir anlamı olduğu kesin fakat bu ortamda bulmak çok zor çünkü yorucu bir dönemden geçiyoruz. Her şey birbirine karışmış durumda.

Yaşlılık dönemimi bir yapay zeka ile geçirmeyi planlıyorum, bu sebeple çok zorlanacağıma ihtimal vermiyorum.

oe_

  • Aktif Üye
  • ***
  • İleti: 174
Ynt: Hayatın Anlamı
« Yanıtla #20 : Eylül 13, 2018, 05:25:59 ÖS »
Kahin,

Maddeye tanrı dediğimi nereden çıkardın? (Soru işaretleri veya ünlemler cümle içine serpiştirilmez bu arada)
"Maddeye tanrı diyen (ancak) herşeye tanrı der". Bu da garip bir yorum, ancak "ancak" varken anlamlı.

Bence daha dikkatli okumalısın. Hem konuyu hem karşındakini basite indirgemeye çalışmadan biraz uğraşman gerekiyor.
« Son Düzenleme: Eylül 13, 2018, 05:36:31 ÖS Gönderen: oe_ »

oe_

  • Aktif Üye
  • ***
  • İleti: 174
Ynt: Hayatın Anlamı
« Yanıtla #21 : Eylül 13, 2018, 05:33:51 ÖS »
Kararsız,

Evet çözüm bu değil, tespit bu. Duygunun azalmasının aşk acısını azaltma yöntemi olarak benimsendiğine katılıyorum. Şarkılarda o yüzden duygusuz, çünkü söyleyenler de öyle. Zırhlanmış fazla duygu hissetmemek için.

Çağrı,

Ben de herzaman ileriye gittiğimizi düşünüyorum. Ama bazı aşamalar nihai olarak ileri gitse de durum daha kötü gözükecektir.

Eskiden çoğunluk 1. aşamada idi. Yani fakındalıksız/sorgulamadan kabul aşaması.

Sonra büyükçe bir kitle 2. aşamaya geçti, "karşı çıkma aşaması". Bu aşama gerekli üçüncüye geçmek için. Ama aynı zamanda insanın kendi benliğine, bildiği/bildiğini sandığı herşeye karşı çıkması gerekiyor gibi.

3. aşama farkındalıklı kabul aşaması. 1. aşamaya dıştan görünüşte çok benzer. Bilgeler ve aptallar gibi. Aynı şeyi yapıyor gözükebilirler ama içte çok farklıdırlar.


« Son Düzenleme: Eylül 13, 2018, 05:35:56 ÖS Gönderen: oe_ »

cagri

  • Katılımcı Üye
  • **
  • İleti: 24
Ynt: Hayatın Anlamı
« Yanıtla #22 : Eylül 13, 2018, 05:52:40 ÖS »
Kararsız,

Evet çözüm bu değil, tespit bu. Duygunun azalmasının aşk acısını azaltma yöntemi olarak benimsendiğine katılıyorum. Şarkılarda o yüzden duygusuz, çünkü söyleyenler de öyle. Zırhlanmış fazla duygu hissetmemek için.

Çağrı,

Ben de herzaman ileriye gittiğimizi düşünüyorum. Ama bazı aşamalar nihai olarak ileri gitse de durum daha kötü gözükecektir.

Eskiden çoğunluk 1. aşamada idi. Yani fakındalıksız/sorgulamadan kabul aşaması.

Sonra büyükçe bir kitle 2. aşamaya geçti, "karşı çıkma aşaması". Bu aşama gerekli üçüncüye geçmek için. Ama aynı zamanda insanın kendi benliğine, bildiği/bildiğini sandığı herşeye karşı çıkması gerekiyor gibi.

3. aşama farkındalıklı kabul aşaması. 1. aşamaya dıştan görünüşte çok benzer. Bilgeler ve aptallar gibi. Aynı şeyi yapıyor gözükebilirler ama içte çok farklıdırlar.

OE bir şekilde beni yakaladın. Tam nasıl olduğunu bilmiyorum ama şu 3 aşama işinde benim de hissettiğim bişeyler var. Doğru mu anladım bilmiyorum. 1 ve 10 arası rakamları gözlerken 1. seviyedeki biri dış görüntü olarak 10. seviyedeki birine benziyor. Doğru mu anladım?

Ben olayı şöyle bir noktaya taşıdım. Aslında büyük bir kibir son noktada büyük bir çaresizliğe gider. Büyük sevgi büyük nefrete gider, ilişkiler adına konuşacak olursam mesafesizlik aslında büyük bir mesafe ye gider.

Ben hayatın anlamını anlatırken hep bunları anlatmaya çalıştım o yüzden soruyorum. Mesela ben bişeyler anlatırken çaresiz tarafımı ne kadar gizlersem o kadar büyük bir kibir uyandırıyorum. Ve insanları geri püskürtüyorum, benden hoşlanmıyorlar.

Neyse yanlış anladımsa yazdıklarımı boşver.
Instagram, duygusuz müzik, her an elimizde olan cep telefonları, aşk defterinin kapanması bize ne sağlıyor? Avantajları dezavantajlarından büyük mü değil mi?






Kararsız

  • Ziyaretçi
Ynt: Hayatın Anlamı
« Yanıtla #23 : Eylül 13, 2018, 07:22:08 ÖS »
Kararsız,

Evet çözüm bu değil, tespit bu. Duygunun azalmasının aşk acısını azaltma yöntemi olarak benimsendiğine katılıyorum. Şarkılarda o yüzden duygusuz, çünkü söyleyenler de öyle. Zırhlanmış fazla duygu hissetmemek için.

Çağrı,

Ben de herzaman ileriye gittiğimizi düşünüyorum. Ama bazı aşamalar nihai olarak ileri gitse de durum daha kötü gözükecektir.

Eskiden çoğunluk 1. aşamada idi. Yani fakındalıksız/sorgulamadan kabul aşaması.

Sonra büyükçe bir kitle 2. aşamaya geçti, "karşı çıkma aşaması". Bu aşama gerekli üçüncüye geçmek için. Ama aynı zamanda insanın kendi benliğine, bildiği/bildiğini sandığı herşeye karşı çıkması gerekiyor gibi.

3. aşama farkındalıklı kabul aşaması. 1. aşamaya dıştan görünüşte çok benzer. Bilgeler ve aptallar gibi. Aynı şeyi yapıyor gözükebilirler ama içte çok farklıdırlar.

Bildiğiniz üzere kötü alışkanlıkları aşmak veya zihne yeni bir alışkanlığı benimsetmek için 21 Gün Metodu uygulanır. Beyin sürekli aynı mesajlara-uyaranlara maruz kalırsa onu benimsemeye başlar. Günümüzde sürekli olarak çevresel uyaranlarla insanlara duygusuz yaşamanın avantaj olduğu ve paranın tek güç olduğu empoze ediliyor. Kitaplar, filmler, müzikler ve gittiğimiz mekanlarda bilinçli şekilde algılamadığımız fakat bilinçaltının gördüğü uyaranlar var, beyin bunları kabul ediyor.

"Aşk sadece acı verir ya da paran yoksa bir hiçsin veyahut cinsellik-görsellik her şeydir." şeklinde insanlara sürekli olarak bir şeyler farkında olmadan kabul ettiriliyor. Bu durumda zihni koruma yöntemleri gerekli fakat kişisel gelişim kitapları ile olacak bir durum değil ve ülkemizde maalesef çok bilinmiyor. Mavi Balina oyununda çocukların nasıl etki altına alındığını gördük, yetişkinlerde bu kadar kolay olmamakla beraber imkansız da değildir. Beynin işleyişini çözen birileri insanlara her şeyi kabul ettirebilirler.

Duygularını ifade etmeyen insan çevreye rol yapıp güçlü görünür belki ama içinde kopan fırtınayı da hiçbir şey dindiremez.

Bilinçli olmayan insan sayısı çok fazla ve daha da artacak çünkü birilerinin işine geliyor. Çevrenize bir bakın, espiriler espiri değil, konuşmalarda anlam yok ya da seviyesizlik normalmiş gibi algılanıyor çünkü ahlak kavramı doğru anlaşılamıyor. Ahlak dediginiz zaman hemen kısıtlama ya da dini bir söylem akla geliyor oysa ahlak her alanı kapsar ve ilişkilerde de sadakati-sevgiyi-aşkı destekler.

Herkes konuşuyor ama eylemler ile sözler birbirini tutmuyor ne yazık ki. İnsanların çoğu fırsatçı ve ilkeli değiller yani asla tam manası ile güvenemezsiniz çünkü iradeleri çok zayıf ve tüm bunlar ancak beynin doğru kullanımı ile aşılabilir.
« Son Düzenleme: Eylül 13, 2018, 07:24:51 ÖS Gönderen: Kararsız »

oe_

  • Aktif Üye
  • ***
  • İleti: 174
Ynt: Hayatın Anlamı
« Yanıtla #24 : Eylül 13, 2018, 10:04:28 ÖS »
OE bir şekilde beni yakaladın. Tam nasıl olduğunu bilmiyorum ama şu 3 aşama işinde benim de hissettiğim bişeyler var. Doğru mu anladım bilmiyorum. 1 ve 10 arası rakamları gözlerken 1. seviyedeki biri dış görüntü olarak 10. seviyedeki birine benziyor. Doğru mu anladım?

Ben olayı şöyle bir noktaya taşıdım. Aslında büyük bir kibir son noktada büyük bir çaresizliğe gider. Büyük sevgi büyük nefrete gider, ilişkiler adına konuşacak olursam mesafesizlik aslında büyük bir mesafe ye gider.

Ben hayatın anlamını anlatırken hep bunları anlatmaya çalıştım o yüzden soruyorum. Mesela ben bişeyler anlatırken çaresiz tarafımı ne kadar gizlersem o kadar büyük bir kibir uyandırıyorum. Ve insanları geri püskürtüyorum, benden hoşlanmıyorlar.

Neyse yanlış anladımsa yazdıklarımı boşver.
Instagram, duygusuz müzik, her an elimizde olan cep telefonları, aşk defterinin kapanması bize ne sağlıyor? Avantajları dezavantajlarından büyük mü değil mi?

Evet 1. aşama ve 3. aşama birbirine benziyor. Çünkü ikisi de dünyayı, varlığı, kendini kabul ediyor. Ama biri farkındalıksız kabul, diğeri farkındalıklı. İkinci aşama ise herşeyi reddediyor. Ama gerekli bir aşama. Çünkü ikiden geçmeden gerçek anlamda üçe varılmıyor. Bu yüzden herkesin teist(1) sonra ateist(2) sonra gene tanrıyı anlamakla ilgili 3. aşamaya geçmesi gerekiyor. Tabii benim anlayışıma göre bunların hepsi aynı hayatta olacak diye birşey yok. Bana göre binlerce hayat yaşıyoruz insan olarak. Ve genelde her hayatta kendimize çok az şey katabiliyoruz, sınırlı bakış açılarımız sebebiyle.

Yin-yang anlatısında da, bir kutup son noktasına kadar geliştiğinde karşıt kutbuna dönüşür, der. Yani sevgi nefrete vs. Belki de bu yüzden, iki kutup arasında sürekli sallanmaktansa, iki kutbu da aynı anda zihinde varederek çalışan bir 'zihni dengeleme' tekniği de var.


oe_

  • Aktif Üye
  • ***
  • İleti: 174
Ynt: Hayatın Anlamı
« Yanıtla #25 : Eylül 13, 2018, 10:06:25 ÖS »
"Instagram, duygusuz müzik, her an elimizde olan cep telefonları, aşk defterinin kapanması bize ne sağlıyor? Avantajları dezavantajlarından büyük mü değil mi?"

Aslında yaşamdaki boşluğu tekrar tekrar gözümüze sokuyorlar. Bunlarla gerçek anlamda doyum sağlayamayız. Yetmezler. Zaten yetseler, arayışa girmezdik.


oe_

  • Aktif Üye
  • ***
  • İleti: 174
Ynt: Hayatın Anlamı
« Yanıtla #26 : Eylül 13, 2018, 10:09:11 ÖS »
"Herkes konuşuyor ama eylemler ile sözler birbirini tutmuyor ne yazık ki. İnsanların çoğu fırsatçı ve ilkeli değiller yani asla tam manası ile güvenemezsiniz çünkü iradeleri çok zayıf ve tüm bunlar ancak beynin doğru kullanımı ile aşılabilir."

Tek bir hayat yaşayıp sonra yok olacağını düşünen bir varlıktan ne kadar ilkeli olmasını bekleyebilirsiniz ki?

Bence temel nokta önce ölümü aşmak. Ölümü yeteri kadar düşünen kişi, onun varolmadığını bir noktada anlar. Oysa tam tersi ölümü düşünmeme eğilimindeyiz genelde.

cagri

  • Katılımcı Üye
  • **
  • İleti: 24
Ynt: Hayatın Anlamı
« Yanıtla #27 : Eylül 13, 2018, 10:32:22 ÖS »
Yin Yang felsefesine şöyle bir göz gezdirdim. Oldukça güzel tespitler var. Yin yang ın bence en büyük örneği kadın - erkektir. Bu felsefe insan psikolojisini anlama işini nereye kadar götürmüş bir bakacağım.

Edit: Zaten yin yang kadın erkek demekmiş. Özür.
« Son Düzenleme: Eylül 13, 2018, 10:36:54 ÖS Gönderen: cagri »

kahin

  • Ziyaretçi
Ynt: Hayatın Anlamı
« Yanıtla #28 : Eylül 14, 2018, 04:05:37 ÖÖ »
Kahin,

Maddeye tanrı dediğimi nereden çıkardın? (Soru işaretleri veya ünlemler cümle içine serpiştirilmez bu arada)
"Maddeye tanrı diyen (ancak) herşeye tanrı der". Bu da garip bir yorum, ancak "ancak" varken anlamlı.

Bence daha dikkatli okumalısın. Hem konuyu hem karşındakini basite indirgemeye çalışmadan biraz uğraşman gerekiyor.

ben öyle birşey demedim sen yanlış anlamışsın, yada anlıyamamışsın bir daha anlatalım o zaman
ben dedimki maddeye tanrı diyen caner taslaman gibi yanılır ,herşeye tanrı der herşeye tanrı diyemezsin senin zayıf tezinin hemen  çürütelim  herşeyi yaratana tanrı diyebiliriz.  sanırım yeterince açıklayıcı oldu  hala anlamadıysan bir daha anlatırız hemde farklı yöntemlerle.şimşde farklı yönteme geçiyorum
senin herşeyin ve anlamadığın şu.
herşey demek zama ndemek madde boyutu demek yaratılmamış demektır tanrı sonsuz kere sonsuz herşeyi yaratabilir demek . tanrı herşey değildir demek herşeyide yaratan demek demekkı tanrı yaratmaktan ve kontrol!etmekten  başka bir işe yaramıyor işte ispat böyle olur öğren bunları ..
benımle tartışmak çok zordur zamanla anlarsın. :)):D


bak bu önceki iletinden aldımki iyice köşeye sıkış
:D 
Benim söylediğim; sonsuzluk varsa, senin ve herşeyin de sonsuz olduğu. Yani herşeyin tanrı olduğu.
« Son Düzenleme: Eylül 14, 2018, 04:17:09 ÖÖ Gönderen: kahin »

cagri

  • Katılımcı Üye
  • **
  • İleti: 24
Ynt: Hayatın Anlamı
« Yanıtla #29 : Eylül 16, 2018, 09:43:03 ÖS »
Dayanamıyorum içimi dökücem.


Uzun süre yaşadığım duyguları gizledim. 10 sene kadar. Bir gün gelicek açıklıyacam dedim. O gün insanlar beni daha iyi anlayacak dedim.


Açıkladım olmadı. Yaşadığım en ezikçe şeyleri bile tüm gerçekliğiyle anlatacak kadar cesaret topladım. Ama onlar bile bir işe yaramayacak.


Memlekette forum yok yazıcak. Instagram -facebook- twitter ı da yetersiz buluyorum. Belki de kibirimden oralara girmiyorum bilmiyorum.


İnsan arıyorum. Bulacağım insanla ne yaparım bilmiyorum. Bir insan ilişkisi arıyorum. Hayatın anlamını bulsanız da insan arayabiliyorsunuz.


Anlattıklarım kimsede birşey uyandırmıyor. Başımdan geçenler uyandırmıyor, başımdan geçenlerden çıkarttığım sonuçlar da yaramıyor. Ne diyeceğimi artık şaşırmış durumdayım. Sonuç şu forumfelsefe; insan arıyorum !