Gönderen Konu: EPİSTEMOLOJİ  (Okunma sayısı 4980 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

ferda

  • Aktif Üye
  • ***
  • İleti: 140
EPİSTEMOLOJİ
« : Kasım 26, 2014, 11:54:07 ÖS »
Felsefenin epistemoloji denilen alanı, bilgi-denilen yapıntının, imkanı, kaynağı, sınırları, doğruluğu gibi boyutlarını sorunsal haline getirip çözümlemeye çalışmaktadır. Kısacası bilgi denilenin _varsa_ doğasını sorguya çekmektedir, kılı-kırk yararcasına.
Bu sorunsallar içinde, öncelikli olanı, bilginin imklanı sorunudur, bu nokta halledilmeden diğerlerine geçiş yapmak olası değildir. Bilgi mümkün müdür, bilgi denilen sahiden de “biliyor mu”, insan bilen mi yoksa bildiğini sanan mıdır v.s…
Bu alanın “sorunsal-haline” gelmesi, felsefe tarihinde sofistlerin “öncelenmişliğinde” septik yaklaşımın getirdiği eleştiriler yüzündendir, septiklere kadar kimse  insanın sahiden de bilen olup olmadığını sorgulamamıştır, onlara kadar bilginin bilmesi, biliyor olması bir axiom halindeydi, septiklerin bilginin doğasına, olanaksızlığına dair ortaya koydukları güçlü eleştiriler, epistemoloji alanının doğuşunu beraberinde getirmiştir.
Epistemoloji alanında iki temel damar-yaklaşım söz-konusudur, septikler ve doğmatikler, eş deyişle, şüpheciler ve kesinciler, bilginin olanağından şüphe duyanlar ve bilgi mümkündür diyenler, rasyonalistler, empiristler, kritikçiler, pozitivistler, analitikçiler, entuisyonistler, fenomenalistler v.s diye liste uzayıp gidiyor…
Aslında kesincilerin kendi aralarındaki tartışma, septik tutumun doğruluğunu kanıtlamak için yeterli, eğer kesin, genel geçer doğrular olsaydı veya bilgi denilen sahiden de “hakikat/doğruluk” ile buluşsaydı, buluşa-bilseydi bu “tartışılmazdı”…
(Sürecek)

samsa

  • Sr. Member
  • ****
  • İleti: 340
Ynt: EPİSTEMOLOJİ
« Yanıtla #1 : Kasım 27, 2014, 05:44:52 ÖS »
ahmet cevizcinin bilgi felsefesi kitabından  taradığım şu sayfalar işine yarayabilir. ancak pdf dönüştürücü programım demo sürümü olduğundan word belgesine dönüştüremedim.

ahmet cevizci bugün vefat etmiş...
« Son Düzenleme: Aralık 02, 2014, 12:27:15 ÖS Gönderen: samsa »

ferda

  • Aktif Üye
  • ***
  • İleti: 140
Ynt: EPİSTEMOLOJİ
« Yanıtla #2 : Mayıs 28, 2016, 11:43:10 ÖÖ »
 EPOCHE YAZDI:1-Varlik ve bilgisi dendigi zaman, bunlar birbirlerinden izole midir? Bu baglamda, ontoloji-epistemoloji ayriminin tabani hakikaten felsefe midir, yoksa siyasal teoloji midir..
İlginç bir soru-sorunsallaştırış olmuş,  varlık ve bilgisi, şöyle diyesim geliyor, varlık da, bilgi de aslında insan koyutlaması, (insan da), hani şunun gibi, doğa-denilenin ne etiği ne de estetiği vardır, doğanın doğru/yanlışı, güzel/çirkini yoktur, bunlar insanın doğaya giydirdiğidir, yaftalamasıdır, varlığın “varlık” ve “var-olması”, bilgiyi taşıması, ona kaynaklık etmesi de benzeri biçimde  insan  giydirmesidir, değilse, varlık sahiden de _“kendinde-olarak”_ “varlık-mıdır”, “var-mıdır”, bir bilgi kaynağı mıdır, tüm bunların böyle olup olmadığını sahiden de bilmek olanaksızlıktır.
Bir ara şöyle yazmıştım, insan iki-türden “öznelliğe” mahkumdur;
1-Tümel-türsel öznellik;  Bu genelde “nesnellik-denilen” şeydir,  nesnelliği “kendindelik-kendinde şeylik”, özneden tamamen yalıtık olma hali olarak alırsak, bu insan için olanaksızlıktır, bu bağlamda, bilim denilen alan insan için türsel-genel öznellik alanını oluşturur. Bu alanın nesnelmiş gibi durması aslında genel-türsel uzlaşım olmasının sonucudur, sahici-nesnellik 2.elden _insan dışı_ bir referans noktasının devreye girmesiyle mümkün olacaktır, bu olduğunda insan öznelliği aşacaktır, tanrı veya uzaylı veya nesne-peşinde koşmamız aslında bu durumumuzun bir sonucu, 2. Elden kanıt, dayanak, kriter arıyoruz… (Çıkmalıyım, sürecek)