Gönderen Konu: Neden varız ? Neden yaşıyoruz ? Amacımız ne ?  (Okunma sayısı 17811 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Septizist

  • Katılımcı Üye
  • **
  • İleti: 14
Neden varız ? Neden yaşıyoruz ? Amacımız ne ?
« : Nisan 05, 2017, 08:10:59 ÖS »
Küçüklükten beri düşünsemde biryere varamadığım beni delirten sorular. Dini eğitimimi iyi aldıktan sonra sorgulayınca Allahín varlığı en azından bilimsel olarak kanıtlanamaz sonucuna ulaştım(zaten bu yüzden inanç) hala din-Allah yoktur diyemesem, Müslümanım desemde içimde bir şüphe ve sıkıntı var. Gittikçe agnostik olmaya yaklaşıyorum herhalde :(
Dahada kötüsü hayattan bir zevk almıyorum. Gülüp eğlenirken sıkıntı yok ama düşününce herşeyi sanal olarak görüyorum. Amaçsız gereksiz şeyleriz sanki. Neden buradayız ? Arkadaşlarım eglenirken de bazen düşünüyorum niye böyle rahatlar ? Neden o küçük beyinlerini biraz olsa çalıştırmıyorlar nasıl rahat olabiliyorlar ? Hani ben böyle yaşamaktansa intihar etmeyi bile tercih ederim ancak hala olan inancım sayesinde zar zor dayanıyorum. Ne diyeceğimi bilemiyorum belki ben anormalimdir psikolojik sorunlarım vardır. Ama böyle olsa bile merak ettiklerimi değiştirmez ki ? İlac alsam veya bunlar  o yokmuş gibi eğlenip vücudumun mutluluk hormonu salgılanmasına izin versem mutlu bir hayat yaşayan normal birisi olsam. sonu ne ? Niye yaşamış olacağım ki hani beynim almıyor ne yapsam boş . Sorularımı bilmek pek mümkünde değildir sanırım ama yinede içimi rahatlatcak birşeyler bekliyorum. Hatta bazen Uyuşturucu kullananların  çokta haksız olmadığını bu hayatta gereksiz ve çelişkili bir şekilde yaşamaktansa hiç tasasız olmanın daha iyi olduğunu düşünüyorum :(
Merak ettiğim ise siz hiç düşündünüz mü? Aklınız mantığınız nasıl çalışıyor ?

echo

  • Aktif Üye
  • ***
  • İleti: 133
Ynt: Neden varız ? Neden yaşıyoruz ? Amacımız ne ?
« Yanıtla #1 : Nisan 06, 2017, 02:31:45 ÖÖ »
Varlık/var olmak-lık (doğa) ereksel değildir.. Erekler, onun süreçlerinde türerler. Yani “var oluşun amacı yok demek ki var olmama g-erek yok” dediğinizde, bunu öncelikle din indoktrinasyonu temelli «psikolojik bir sapma» olarak görmek gerekiyor.

İkincisi, “neden” sorusunu varlığa uyguladığınıza, alabileceğiniz empirik bir cevap yoktur, çünkü soru metafizik bir sorudur, metafizik soruları doğanın kendisine yöneltirseniz, cevapları da teolojik olur (aynı teoloji, sizi bu başlığı yazmaya iten tatminsizliktir). Buna mukabil, “nasıl varız” veya “nasıl oluyor da olduğumuz gibiyiz” demeyi seçerseniz, bu da artık dikkat, gözlem ve düşüncenin başlangıcıdır..

Arkadaşlarınızın eğlenmeleri bence iyi bir şey, eleştirilecek bir durum olduğunu düşünmüyorum, yaşamak üzere evrimleşmedi mi adına insan denilen..? İnsan için akan zamanın eğlenceye dönüşmesinden daha tercih edilebilir ne olabilir ki..?

Alıntı
(...) eğlenip vücudumun mutluluk hormonu salgılanmasına izin versem mutlu bir hayat yaşayan normal birisi olsam. sonu ne ?

Mutlu hayatın kendisi, kendi ödülüdür zaten, onun bir sona ihtiyacı yoktur ki, her zaman için «seyahatin kendisi, varıştan iyidir»  :)

zgnrsn

  • Ziyaretçi
Ynt: Neden varız ? Neden yaşıyoruz ? Amacımız ne ?
« Yanıtla #2 : Nisan 06, 2017, 04:51:42 ÖS »

Doğa ya da doğanın işleyiş algoritması, insan denilen organizmanın felsefi sorular sormasını, felsefe ile ilgilenmesini hedeflememiştir. Hayatta kalma mücadelesindeki zorlanmalar ve sonrasında silah/alet ihtiyacı dinamikleri atalarımızın zihinsel yeteneklerini yükseltmiş ve günceldeki duruma getirmiştir.

Mağara resimlerinden bu yana insanın felsefi sorular ile birlikteliği için şöyle bir benzetme yapılabilir mi? Hayatımızı bir akarsuya benzetirsek, suyu kanalize eden kenarlar, bilişsel olarak bizi de kalıplar, bu mevcut kenarlara uyumlu olarak akarız. Akarsu, denize ulaştığında artık kendi başınayız gibi bir konumdayızdır. Önceden bir gemiye bindirilmişsek (gemi, inanç sistemi yerine kullanılıyor) herhangi bir bunalım yaşamaksızın yaşantı programımızı sürdürürüz.  Bir ağaç parçasına tutunmuş isek denizin dalgalarına karşı dirençli olmak zorundayız. Bir başımıza yüzmeye çalışıyor isek bu durumda çok güçlü olmak zorundayız.

Ne var ki güncel akıl düzeyi de otoban konforu ve işlevselliğinde olmadığı gibi bireylerin bilişsel süreçleri, engellerle dolu patikalarda savrulup çırpınmakta çeşitli maceralar yaşamaktadır. Yani akıl denilen şey, yararları kadar ve hatta yararlarından daha fazla zararlara da neden olabilmektedir. Aklın bela olduğu durumların örnekleri ile günlük hayatımızda bolca karşılaşıyoruz. Çaresiz değiliz; elimizde "yöntem bilimi" adında değerli bir ilkeler bütünü var.

"Her şey niye böyledir?" temel felsefi sorusunun yanıtını her birey kendisi arayacaktır. Bu ruhen çok hırpalayıcı olabilir; bu yüzden adım adım sindire sindire ilerlemek gerekir.  İnsan bireyinin, evrendeki ve hayattaki yeri zavallı anlamsız bir "HİÇ" olmakla beraber, muazzam bir sürecin son ürünlerinden olmakla değerlidir ve felsefe uğraşısını başarabilecek potansiyele de sahiptir. Hayatının ya da varlığının anlamını da bu yolla inşa edebilecektir. Simone de Beauvoir bir gözlemini şöyle aktarır: "Neredeyse hemen bütün insanlar, günlük küçük hesaplarla dolu çok ortalama bir hayat sürüyorlar; ortalamalalıkları kendi hataları." Felsefe  ile ilgilenenler, bu çoğunluğun dışında ya da sınırında yer alıyorlar (Matrix filminde uyanış yaşayan gibi; ya da Martı kitabındaki Jonathan gibi); yani düşünsel yeteneklerini kişisel ihtiyaçlarının ötesine taşıyabilen AŞKINlık peşinde insanlardır. İnanç sistemleri felsefi sorulara kendi içinde tutarlı yanıtlar sunarlar ve anlam sorgulamasına gerek kalmaz. Ne ki yetinmeyip kendisi bir yanıt arayanlar, hemen bir bilinmezler okyanusunda tek başına bulurlar kendilerini; çünkü üstüne vazife olmayan bir kulvara geçmiştir. Güçlü olmayanlar için zorlu/hırpalayıcı bir yoldur bu; çünkü değer yargılarının çözünme çürüme riski vardır; bu yüzden sindire sindire ilerlemek gerekir.

Diğer taraftan "oynatmaya az kaldı; doktorum nerde (*)" ara noktası, hemen her felsefe ilgileneninin yaşadığı geçici bir aşamadır. Yabancılaşma, nihilizm melankolisine kapılma yaşantıda bir süre yer alabilmektedir (o dönemimde Engin Geçtan'ın varoluş bazlı kitapları ile tanışabilseydim diyorum). Serotonin- dopamin dengesi temin edildiğinde ve kişisel paradigmanın (Kişiye özel doğrular bütünü) yeniden/bilinçle yapılandırılması gerçekleştirildiğinde anlamlı ve keyifli bir hayat (varlıkların en yeri doldurulmazını oluşturma uğraşısı: 1- kendi için ne - kendini tanıma, geliştirme, beşeri benlikten evrensel benliğe terfi etme (bknz mevlanayı kim anlamış başlığı, mutlu olma - yaptın ? 2- Ülken için ne yaptın(...); 3- insanlık için ne -Bilim, sanat, felsefe, kitap yazmak vb - yaptın?) sürdürülebilir hale gelir.

(*) Bu isimde bir makalem vardı bulabilirsem paylaşayım.

http://www.forumfelsefe.org/index.php/topic,167.0.html
« Son Düzenleme: Temmuz 03, 2017, 11:04:13 ÖÖ Gönderen: zgnrsn »

Maimonides

  • Ziyaretçi
Ynt: Neden varız ? Neden yaşıyoruz ? Amacımız ne ?
« Yanıtla #3 : Nisan 06, 2017, 05:49:43 ÖS »
Varlık/var olmak-lık (doğa) ereksel değildir.. Erekler, onun süreçlerinde türerler. Yani “var oluşun amacı yok demek ki var olmama g-erek yok” dediğinizde, bunu öncelikle din indoktrinasyonu temelli «psikolojik bir sapma» olarak görmek gerekiyor.

İkincisi, “neden” sorusunu varlığa uyguladığınıza, alabileceğiniz empirik bir cevap yoktur, çünkü soru metafizik bir sorudur, metafizik soruları doğanın kendisine yöneltirseniz, cevapları da teolojik olur (aynı teoloji, sizi bu başlığı yazmaya iten tatminsizliktir). Buna mukabil, “nasıl varız” veya “nasıl oluyor da olduğumuz gibiyiz” demeyi seçerseniz, bu da artık dikkat, gözlem ve düşüncenin başlangıcıdır..

Arkadaşlarınızın eğlenmeleri bence iyi bir şey, eleştirilecek bir durum olduğunu düşünmüyorum, yaşamak üzere evrimleşmedi mi adına insan denilen..? İnsan için akan zamanın eğlenceye dönüşmesinden daha tercih edilebilir ne olabilir ki..?

Alıntı
(...) eğlenip vücudumun mutluluk hormonu salgılanmasına izin versem mutlu bir hayat yaşayan normal birisi olsam. sonu ne ?

Mutlu hayatın kendisi, kendi ödülüdür zaten, onun bir sona ihtiyacı yoktur ki, her zaman için «seyahatin kendisi, varıştan iyidir»  :)

Apaçi dostum yine döktürmüşsün. Dostum dini psikolojik sapma kabul ediyorsun, diğer tarafta yaşanan kavgada gördün, sanalmanik gibi uçuk tayfanın ahlaklı davranmasını sağlayacak motivasyon ortada yok -o admin başlık kapatmasa- tartışılacaktı bu konu gel gör ki sanalmanik örneği korkunç bir örnek olarak önümüzde duruyor. Bu sanalmanik denen zat ateist forumdan da atıldı, sebebi de tüm toplumun gizli eşcinsel olduğunu söyleyip siteyi karıştırmasıydı.Demek istediğim odur ki dini ortadan kaldırdığında yerine ne koyacaksınki toplum ahlaklı davranabilsin? sanalmanik gibi uçuk tipleri nasıl durduracaksın? Celep örneğinde de gördün, adam insanları böcek gibi ezici cümleler kurmaktan zevk alıyor çünkü tanrı korkusu yok, işte bu noktada bize ne sunacaksın değerli dostum?  Soru soranın içindeki boşluğu ne ile dolduracaksın?
« Son Düzenleme: Nisan 06, 2017, 06:26:57 ÖS Gönderen: Maimonides »

Septizist

  • Katılımcı Üye
  • **
  • İleti: 14
Ynt: Neden varız ? Neden yaşıyoruz ? Amacımız ne ?
« Yanıtla #4 : Nisan 07, 2017, 12:51:31 ÖÖ »
Zaman ayırdığınız için teşekkürler.
Anladığım kadarıyla felsefe çıkmaz bir yol :) yani epoché nın de dediği gibi kafayı çalıştırmadan hayattan keyf almak en doğrusu herhalde ? Veya yine dediğiniz gibi bir amaç doğrultusunda yaşamak en sorunsuzu herhalde ?  Diğer türlü burdan ya kendi inancımızı oluştururuz veya dine bağlanırız. Şahsen dini tercih ederim. Yani bu sorulara cevap verebilecek (mantıken olmasa da sonuçta teolojik şeyler) tek sey.
Umarım hiç birimiz fikirlerimizde. Çünkü öyle olmazsa sonumuz vahim

echo

  • Aktif Üye
  • ***
  • İleti: 133
Ynt: Neden varız ? Neden yaşıyoruz ? Amacımız ne ?
« Yanıtla #5 : Nisan 07, 2017, 02:56:28 ÖÖ »
(1) Dostum dini psikolojik sapma kabul ediyorsun
(2) Demek istediğim odur ki dini ortadan kaldırdığında yerine ne koyacaksınki toplum ahlaklı davranabilsin?
(3) insanları böcek gibi ezici cümleler kurmaktan zevk alıyor çünkü tanrı korkusu yok, işte bu noktada bize ne sunacaksın değerli dostum? 
(4) Soru soranın içindeki boşluğu ne ile dolduracaksın?

Hoşgeldin , Maimonides :)

1. Dini psikolojik sapma kabul etmiyorum, din indoktrinasyonu temelli türeyebilecek «tasavvural_aksamaları» psikolojik sapma kabul ediyorum; “ben filanca dine inanıyorum, inandığım şeyden şüphe etmeye başladım, o hâlde var olmamın bir anlamı da yok-tur” —gibi.. Çünkü bu kişide -var olmak anlamını- içeriklendiren, bilinçsizce tutunulan “dini kimliktir”, bu kimlik sorgulanır hâle geldiği zaman, sapma doğal olarak gerçekleşir (çünkü, dini s-imgeleşim temelli taklit-eylemler, zaten içinden bir psikoloji çıkarmıştır, bu süreçte yabancılaşılan öz-bilincin ondan taşması da psikolojik kaymayı yaratır)

2. “Toplumun ahlaklı davranması için...?” bence kendi başına sorunlu bir ifade.

Birincisi, ontolojik ilişkiler, ister-istemez kendinden bir etik zaten çıkarıyor, bu bağlamda din denen şeyi de doğal bir süreç olarak görüyorum, yani “dini ortadan kaldırmak” veya “dini ortaya koymak” gibi bir durum yok, çünkü o da, psikofiziksel süreçlerin yarattığı toplumsal ilişkilerin bir ürünü zaten (bu noktada, insanların «ben» dedikleri şeyi ve onun iradesini bir varsayım olarak alıyorum). İkincisi; «fark yaratmayan fark yoktur» (her bir fenotip için geçerli bir durum), dolayısıyla «evrensel bir etik» de yoktur, evrensel bir etik yoksa, özgürlüğü veya mutlak doğruyu hiç bir hal ve şartta temsil edemezsiniz, bu gibi şeyler ancak _birer olgu olarak_ ideolojik sapmalar ve/ya sanal yazılımlardır. Dolayısıyla siz “toplumun ahlaklı davranması için” dediğinizde, sanki din dayatımı olmasa ahlaksızlığı (her ne ise artık o) verili bir şey olarak tahayyül etmiş oluyorsunuz, oysa bu düşünceyi içinden çıkaran, zaten bir olgu olarak dini-zannın kendisi..   

3. Ben doğanın “dialektik” işlediğini düşünüyorum (Marxist değilim) veya, gözlemlediğim doğayı bu anlamla kavrıyorum, dolayısıyla -her tip eylemi önceleyen ontolojik bir süreç var- şeklinde ele alıyorum, bu temelde Celebhol'u eleştirmeden, Celebhol'un ortaya koyduğu eylemi önceleyen sürece bakman gerekir, yukarıda belirttiğim gibi, «fark yaratmayan fark yoktur»..

4. Soru soranın içindeki boşluğu, «sorulan_sorunun_soruşturmaya_açılmasıyla» doldurmak mümkün olabilir sanırım, veya boşluğu doldurmak değil de, boşluğun önsel olarak türemesini engellemek bağlamında, bildiğin gibi, metafizik sorular, «özne ve irâdesi» varsayılarak sorulur (yani bu ikisi, saltık, 'kendi içinde-kendine âit' nitelikler olarak tahayyül edilir), ben buna karşın Spinoza'nın insan-merkezci olmayan etik anlayışını makul buluyorum, (çünkü yukarıda da belirttiğim gibi, birey, kendisi bir neden değil ancak, fiziki ilişkilerin bir “sonucudur”) en azından «natura naturata» ve «natura naturans»'ı kavramadan, değindiğin tipteki sanal sorunsallaştırmalardan sıyrılmak zor görünüyor..



         

Maimonides

  • Ziyaretçi
Ynt: Neden varız ? Neden yaşıyoruz ? Amacımız ne ?
« Yanıtla #6 : Nisan 07, 2017, 07:26:06 ÖS »
Hoşbulduk :)

Dostum güzel anlatmışssın eyvallah ancak ortada bir çözüm yok. İnançsızları frenleyecek bir mekanizma olmadığı için ahlaklı olup olmamak onların insiyatifine kalmış görünüyor. Tüm dünya inançsız olsaydı şayet nasıl bir tablo ile karşılaşacağımızı tahmin edebiliyormusun? Her yerde sanalmanikler, celepler dolaşsaydı dünya nasıl bir hale bürünürdü hiç düşündün mü? Celep bugün yazı yazmış yine akıllara zarar, yazı baştan aşağılamakla başlamış. Bu tipler bugüne nasıl geliyor sorusunun cevabı; inançsızlık işte! Dostum ahlak çökmüş durumda insanın yüreği parçalanıyor ancak çare de yok işte kaldık el elde baş başta.


« Son Düzenleme: Nisan 07, 2017, 07:31:57 ÖS Gönderen: Maimonides »

cioren1

  • Aktif Üye
  • ***
  • İleti: 204
Ynt: Neden varız ? Neden yaşıyoruz ? Amacımız ne ?
« Yanıtla #7 : Nisan 08, 2017, 03:58:06 ÖÖ »


planlamamak güzeldir ! (yoksa)

..bi şey anlaşıldımı -ANLAM- anlayanı(nı) ele geçirir /

..


1. isim // Koyun, keçi, sığır vb. kesilecek hayvanların ticaretini yapan kimse
"Sen kasap mısın, koyun tüccarı mı, celeplerle senin ne işin var?" - O. C. Kaygılı
2. tarih // İç oğlanı

/  TÜRK DİL KURUMU

:)


zgnrsn

  • Ziyaretçi
Ynt: Neden varız ? Neden yaşıyoruz ? Amacımız ne ?
« Yanıtla #8 : Nisan 08, 2017, 11:38:09 ÖÖ »
MONTAIGNE' nin yumuşak yastığı



" Bu evren içinde kendimi bilgisizce ve kaygısızca dünyanın genel yasalarına bırakıyorum, yasaların içeriğini bilmem, hayat yolumu değiştiremez, benim için doğa yasalarının değişecek hali yok! Bunu ummak bile delilik, bunun derdine düşmek, daha büyük delilik. Tanrı' nın iyiliği ve gücü, bizim kadere müdahalemizi gerektirmeyecek kadar büyüktür. Kendini en yalın sadelikle doğaya bırakmak, doğanın programını yerine getirmek, fazla derin düşünmemek, iyilik dolu olan bir kafanın huzuru için bilgisizlik ve ilgisizlik ne tatlı, ne yumuşak, ne yararlı bir yastık."




Ne dersiniz? Felsefe uğraşımızda, ulaştığımız bir noktada kendimize, hot-coutre / ergonomik yumuşak yastık imal ediyor muyuz?

oe_

  • Sr. Member
  • ****
  • İleti: 390
Ynt: Neden varız ? Neden yaşıyoruz ? Amacımız ne ?
« Yanıtla #9 : Nisan 09, 2017, 01:30:22 ÖS »
"Neden varız ? Neden yaşıyoruz ? Amacımız ne ?"

Şu anki amacımız bu soruların cevaplarını bulmak olabilir.

Septizist

  • Katılımcı Üye
  • **
  • İleti: 14
Ynt: Neden varız ? Neden yaşıyoruz ? Amacımız ne ?
« Yanıtla #10 : Nisan 09, 2017, 10:13:39 ÖS »
Hmm yani kısır döngüdeyiz :)
Beynimizin şuanki imkânlarla anlayamayacağı birşeyi düşünmekte saçma. Herşey saçma. Yaşamak ölmek  düşünmek bunu yazmak paylaşmak okumak var olmak herşey çok saçmaa çözümde yok sanırım .s

zgnrsn

  • Ziyaretçi
Ynt: Neden varız ? Neden yaşıyoruz ? Amacımız ne ?
« Yanıtla #11 : Nisan 10, 2017, 02:09:39 ÖS »
Bu haftaki  "Herkese Bilim Teknoloji" dergisi (sayı 54) nde "Yaşamın anlamı nedir? Bu soru sizce felsefi mi yoksa biyolojik mi?" ve "Yaşamı nasıl daha anlamlı kılarsınız: İşte size 4 yol" başlıklı iki yazı yer alıyor.

Siddharta

  • Katılımcı Üye
  • **
  • İleti: 10
Ynt: Neden varız ? Neden yaşıyoruz ? Amacımız ne ?
« Yanıtla #12 : Nisan 13, 2017, 07:15:35 ÖS »
Yazdıklarını ne için yazarsın? <-- cevabı kendinden başkasına anlatamayacağın soru
Sorduğun sorularda ciddimisin    ciddiyetine neden eminsin   sorularin hepsi bir dir neden varız=aynanın yüzeyinde ne var=zor olan ne=zor olandan zor olan ne    cevap olmadigindan sorular bir dir

Bir gemici neden bir mimarın kaygılarına sahip değil   
Hepimiz "yorum sorusu" cevaplamaya çalışan milyarlarca öğrenciyiz
Bir usta diyorki - yorum sorusunun cevabı olmaz.

Sezen aksu- eskidendi çok eskiden

Siddharta

  • Katılımcı Üye
  • **
  • İleti: 10
Ynt: Neden varız ? Neden yaşıyoruz ? Amacımız ne ?
« Yanıtla #13 : Nisan 15, 2017, 11:28:03 ÖS »
Huzur mu arıyorsun? Mutluluk? Aşk? Keyf-zevk?
Bu dünyada gerçekten isteyene verilecektir(allah)
Bunlar eleme sisteminin bir parçasıdır kime-nasıl birine-ne şartlar altında sorarsan sor eğer samimiyse yazdıklarımdan birini(hepsini) amaç edinmiştir-elde etmiştir ama ne çare gene de eksikliğini tamamlayamadığını söyleyecek(belki tamamlanmadığını göremeyecek duruma gelip) diğer duygusal-psikolojik-fiziksel arzu durumlarının eksikliklerinden yakınacak
Farz edinki hakikaten gelmiş-geçmiş-gelecek olan en mutlu-huzurlu-aşık-dinç-psikolog-ressam-tüm duyguları yerinde yaşayan-"hayatın" sıkıntılarınında dibine vurmuş kişi sizsiniz!!
Peki ne olacak?
Şimdiden farklı ne olacak?
Zaten bu saydığım şeyler (eğer kavramına takılmadan hissiyat olarak getireceklerine bakarsanız) şimdi sahip olabileceğiniz şeyler!!
Kişi elde ettiği her arzunun tatmininide sonuçlamış olur
"Bırakın bu abartılmış v esasında ne olduklarına ciddiyetle hiç bakmadığımız kelimelerin oyununu"(dren fiyut)
Mahlas= sürünen kuş

Siddharta

  • Katılımcı Üye
  • **
  • İleti: 10
Ynt: Neden varız ? Neden yaşıyoruz ? Amacımız ne ?
« Yanıtla #14 : Nisan 15, 2017, 11:34:00 ÖS »
Cevap yok dostum:) sorgulamak diye birşey de yok
Cevap arıyorsan elimdeki çay bardağını verebilirim sana çünki cevap arıyorsan emin ol en makulü o bardak:) gülüyormusun yazdïklarıma? Sence bir nihilist ya da agnostikmiyim? Yanılıyorsun dostum!!
Ben sen im sen ben arama boşuna(ömer hayyam)