Gönderen Konu: Kitap Tavsiyelerin?  (Okunma sayısı 5530 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

echo

  • Aktif Üye
  • ***
  • İleti: 101
Kitap Tavsiyelerin?
« : Aralık 13, 2016, 01:09:00 ÖÖ »
Mutlaka okunması gerektiğini düşündüğünüz kitapları _mümkünse mini bir ön-bilgiyle_ bu başlıkta paylaşır mısınız arkadaşlar?

(başlıkta herhangi bir kitap/kitaplar hakkında tartışlabilir de..)



zgnrsn

  • Ziyaretçi
Ynt: Kitap Tavsiyelerin?
« Yanıtla #1 : Aralık 14, 2016, 10:04:09 ÖÖ »
Carl Sagan COSMOS

İlk çıktığında eve kapanıp bir solukta okuduğumu hatırlıyorum.

Şimdi tekrar okusam aynı derecede etkilenmeyebilirim; böyle deneyimlerim var; örneğin öğrenciliğimde Dostoyevski'nin "Yeraltından Notlar" adlı kitabının ilk 50 sayfası (Yazarın adeta  kendi psikanalizini yaptığı) beni çok etkilemişti. 5-10 sene önce tekrar elime geçtiğinde bir bakayım dedim; yıllar önce niye etkilendiğime şaşırdım.
« Son Düzenleme: Mart 27, 2018, 01:56:17 ÖS Gönderen: zgnrsn »

samsa

  • Sr. Member
  • ****
  • İleti: 285
Ynt: Kitap Tavsiyelerin?
« Yanıtla #2 : Aralık 17, 2016, 11:02:20 ÖÖ »
evrenin yaşamı - lee smolin
Evren nedir? Sonsuz mudur, sonlu mu? Ezelden mi gelir, yoksa zaman bir ilk anda mı başladı? Başladıysa ne başlattı? Evrende niçin hayat var? Fizik yasaları ezelden gelen gerçeklikler mi, yoksa onlar evrenle birlikte mi yaratıldılar? Evreni bütün bir sistem, parçalarının toplamından daha fazla bir şey olarak kavrayıp anlamak mümkün mü? Bu soruları herkes merak eder ve her kültür bunlara ilişkin öyküler söyler. Ünlü kuramsal fizikçi Lee Smolin, yıllardır kuantum kuramı ile göreliliği birleştirecek bir kuramı kurma girişiminde bulunan biri olarak, bütün bu soruların ancak bize doğanın kapsamlı bir resmini verebilecek tek bir kuramda birleştirilmesiyle cevaplanabileceğini söylüyor. 21. yüzyılda evreni anlayışımız artarken, bir diğer basamağın eşiğinde duruyoruz. Görelilik, kuantum ve genişleyen evrene ilişkin öğrendiklerimizi tek bir çerçevede kaynaştırmaya girişirken anlayışımızın büyük devrimci dönemlerinden birisinin ortasındayız. Bu devrimi tamamladığımızda evreni nasıl göreceğiz? Öykü tamam değil. Ancak Smolin'e göre yeni Evrenin neye benzeyeceğini gösterecek bir resim belirmekte.

http://www.idefix.com/Kitap/Evrenin-Yasami/Lee-Smolin/Bilim/Populer-Bilim/urunno=0000000646281?gclid=CKmEnKDh-tACFYUK0wodgRkHjA

samsa

  • Sr. Member
  • ****
  • İleti: 285
Ynt: Kitap Tavsiyelerin?
« Yanıtla #3 : Aralık 17, 2016, 11:09:06 ÖÖ »

zgnrsn

  • Ziyaretçi
Ynt: Kitap Tavsiyelerin?
« Yanıtla #4 : Aralık 18, 2016, 05:13:44 ÖS »
Simone de Beauvoir SEVENLER DE ÖLÜR



Öğrenciliğimde J. P. Sartre’ın bazı kitaplarını okumuştum ve kitapların soyutluğu  o dönem bana fazla gelmişti. Mezuniyet sonrası tatile giderken kitapçının tavsiyesiyle Simon de Beauvoir’ın “Sevenler de ölür” adlı kitabını yanıma almıştım. Kaplıcada bu kitabı okurken başlangıçta çok sıkıldığımı ve zor ilerlediğimi hatırlıyorum. Bir noktadan sonra –sanırım mesajı almaya başladıktan sonra- hızlandım ve kitabı bitirerek tekrar okumaya başladım. Roman, Sartre’ın aksine “varoluşçuluk felsefesini” çok somut olarak anlatıyordu.


Roman kahramanı Raymond Fosca, 1200 lü yıllarda İtalya’da site devletlerinden birinde kral olan babası suikaste kurban gidince genç yaşında kral olur. Fetihlere girişir. Krallığın azametini/görkemini yaşarken suikast korkusuyla ölümsüzlük iksiri arayışındadır. Esirlerinden biri “senin aradığın bende; hürriyetim karşılığı sana vereyim” der. Fosca bu iksiri bir fare üzerinde dener ve sonra kendi içerek ölümsüz olur. Sonrasında 50 – 60  yılını fetihler peşinde geçirir. Oğlu da bir savaşta yaralanır ve fakat zafer mutluluğu ve coşkusu içindeyken hayatını kaybeder. Fosca bu zaferin kalıcı olmadığını ilerleyen zamanda görür ve savaşsız,  fakat iktisadi başarılar ve zenginlik peşinde yeni hayat tarzına geçer.Yıllar sonra iktidarda olmaktan da bıkarak İspanya kralının danışmanı olarak bazı sorumlulukları hayatından çıkarır. Amerika bulunduğunda oraya gider ve bir seyyah ile birlikte keşiflere çıkar bir 60-70 sene de böyle geçirir. Seyyahlıktan bıkınca Paris’e gelir, sosyeteye girer, uzun yıllar sefahat hayatına dalar, düellolar yapar.


Sürecek…
« Son Düzenleme: Aralık 26, 2016, 12:28:36 ÖS Gönderen: zgnrsn »

zgnrsn

  • Ziyaretçi
Ynt: Kitap Tavsiyelerin?
« Yanıtla #5 : Aralık 19, 2016, 02:43:18 ÖS »
Fransa’da 1789 devrimi öncesi günlerde genç arkadaşı Armand’ın heyecanı ve coşkusunu paylaşır; ölümsüzlüğünü kullanarak yardımcı olur. Sonraki etkinliği simyadır. Altın peşinde uzun yıllar oyalanır ve arkasından bilim merakını tatmin aşamasına geçer. Yıllarca bilim peşinde koşar; fakülte kurar. Bundan da doyuma ulaşıp, bıkkınlık içine girer. Bu yaşantıları sırasında aşkları olur ve fakat sevenler de ölür. Artık ölümü istemektedir; bir akıl hastanesine yatar; yüz yıl kadar kalır. Ölmeyince tepki çeker, oradan ayrılmak zorunda kalır ve bir tatil köyüne yerleşip sabahtan akşama güneş altında yatar. Tatil yöresine turneye gelen bir genç aktris, otele girip çıkarken hep aynı tablo ile karşılaşınca merak eder. Aktris şöhretli ve kaprislidir ego şişmesi yaşamaktadır. Fosca ile tanışır; Fosca ona hayat hikayesini anlatır. Aktris’in tüm değer yargıları çöker…


Simone de Beauvoir, hayatımızı sürüklenme kalıbı yerine bilinçle yöneterek yaşamamız konusunda okuyucularına bir vizyon armağan etmiş. Ele aldığımız, içine girdiğimiz etkinliklerle, dostluklarla varoluşumuzu kendi kendimize inşa edeceğimiz mesajını veriyor.


Diğer taraftan, roman kahramanı için bazı varoluş etkinlikleri ıskalanmış. Örneğin “yazarlık”, “astronomi”. Ya da daha önemli olarak “felsefe”. Felsefe, ya da “insanın evrende ve hayattaki yerini" aramak, varoluşumuza anlam katan değerli bir uğraştır. Bence Fosca, yazarlık, sanat, kozmoloji ve felsefe ile de ilgilenmeliydi.


« Son Düzenleme: Mart 27, 2018, 02:00:00 ÖS Gönderen: zgnrsn »

oe_

  • Aktif Üye
  • ***
  • İleti: 170
Ynt: Kitap Tavsiyelerin?
« Yanıtla #6 : Aralık 19, 2016, 08:31:18 ÖS »
İlginç bir kitapmış. Aslında ismi herhangi bir romantik kitap havasında (ki bunun için, ülkeye giren her eserin ismini kafasına göre tahrif eden oluşum/bakış suçlanabilir mi, emin değilim. Eserin adının eserin içine dahil olduğunu anlamıyorlar ve değiştirebileceklerini varsayıyorlar).

Aslında ilk önce felsefe ve simya ile ilgilenip, ölümsüzlük iksirini bulsa belki de daha iyi olurmuş, biraz hazıra konmuş.

Ama gerçekten de ölmeyen birinin hayatında, diğer ölenlerin yaptıklarından biraz daha fazlasını görmek istiyor insan. Düşünsenize o ne bilgelik. Herbirimiz ancak oldukça sınırlı bakış açıları ve deneyimler edinebiliyoruz, kısa hayatlarımızda. Burada yazarın da belki daha ötesini hayal etmesi gerekecekti. Ancak bu kitap ötesi olmadığını, ölmeyen birinin, sadece ölenlerin hayatının n tanesini yaşayacağını, başka da birşey olmayacağı (sonuçta sıkılacağı ve ölmek isteyeceği) gibi bir sonuca ulaşmış.



zgnrsn

  • Ziyaretçi
Ynt: Kitap Tavsiyelerin?
« Yanıtla #7 : Aralık 20, 2016, 11:07:31 ÖÖ »


Ama gerçekten de ölmeyen birinin hayatında, diğer ölenlerin yaptıklarından biraz daha fazlasını görmek istiyor insan. Düşünsenize o ne bilgelik. Herbirimiz ancak oldukça sınırlı bakış açıları ve deneyimler edinebiliyoruz, kısa hayatlarımızda. Burada yazarın da belki daha ötesini hayal etmesi gerekecekti. Ancak bu kitap ötesi olmadığını, ölmeyen birinin, sadece ölenlerin hayatının n tanesini yaşayacağını, başka da birşey olmayacağı (sonuçta sıkılacağı ve ölmek isteyeceği) gibi bir sonuca ulaşmış.


Simon de Beauvoir, roman kahramanından yazarlık ve felsefe uğraşlarını esirgemiş; bu değerli uğraşları kendine ayırmış gibi.

Bir fantezi olarak Fosca astronot olabilir ve Mars yolculuğu, ya da derin uzay yolculuğu yapıp gördüklerini dünyaya iletebilirdi.


Bazı yazarlar, hayatlarının bir dönemindeki birikimlerinden sentezlediklerini paylaşırlar. Montaigne'in  denemeleri vb. kitaplar, adeta bir ömrü bize komprime hap gibi armağan ediyor; ömrümüze ömür katıyor.

Asimov, birikimleri eşliğinde uzun yıllarda sentezlediklerini bizimle paylaşıyor; örneğin "Patlayan Güneşler" kitabında yıldız tozlarından oluştuğumuzu idrak ediyor ve insan adlı organizmaya ulaşıncaya kadar geçen sürecin dinamiklerini nesnel bir kalıba oturtuyoruz.

Kitaplar, roman olarak da yararlı olabiliyor; -dolgu maddesi çok olan ilaçlar gibi olduğundan; hatta E. Hemingway'ınkiler  gibi  tamamen boş olabildiklerinden dolayı- ben tercih etmiyorum. 

Çoğu roman, psikolojik çözümlemeler içerebilir; Henry Miller şöyle der: "Yanlış yaşamının biriktirdiği zehri atabilmek için yazar insan. masumluğunu yeniden elde etmeye çalışır. Oysa -yazarak- yapmayı başarabildiği tek şey, dünyayı kendi yanılgılarının virüsüne karşı aşılamaktır". Bazıları da böyle psikolojik tedavi eksenli yazabilir; bu da yararlıdır, okuyucu kendi ruhsal serüvenlerini irdeleme ve aklama ihtiyacı için yol yordam örnekler, iç yolculuklarında zengin ve detaylı modeller/kıyas kaynakları edinir.

 
« Son Düzenleme: Aralık 20, 2016, 11:22:23 ÖÖ Gönderen: zgnrsn »

zgnrsn

  • Ziyaretçi
Ynt: Kitap Tavsiyelerin?
« Yanıtla #8 : Aralık 25, 2016, 09:23:13 ÖS »
DENEMELER (Pyrrhus et Cineas)      Simone de Beauvoir

Dünyada kadın felsefeci sayısı neredeyse “yok” düzeyindedir. Böyle dedim; ama birden ülkemizde felsefe kurumu başkanının kadın olduğunu (Sn. İoanna Kuçuradi: Gazetelerde eğitim konusundaki söyleşilerini izlemiştim) hatırladım.


Dünya çapında ise Simone de Beauvoir ciddi bir konuma sahiptir. Sorbone Üniversitesi felsefe bölümünden mezun olduktan sonra 1943 de “Konuk Kız” adlı romanını, 1944 de (36 yaşında iken) “Pyrrhus et Cineas” adlı soyut tarzda felsefi denemelerini yayınlamıştır. Bu kitap şöyle başlar:

“…Tarihçi plutarchos anlatır: Bir gün, pyrrhus yeryüzünü almak için düşler kuruyordu. Önce, Yunanistan’a boyun eğdireceğiz diyordu.
- Ya sonra? Diye Cineas sordu.
- Sonra, Afrika’ya el atacağız.
- Afrika’ dan sonra?
- Asya’ya geçeceğiz, Anadolu’yu, arabistan’ı alacağız.
- Sonra?
- Hindistan’a kadar gideceğiz.
- Peki, ondan sonra?
- Ahhh! Dedi Pyrrhus. Ondan sonra dinleneceğim.

- Niçin? Diye sordu Cineas. Niçin şimdi dinlenmiyorsunuz?


Anlaşılan bilge kişiymiş Cineas. Öyle ya, önünde-sonunda eve dönecekse, ne diye bunca uzağa gitsin? Duracaksa ergeç, ne diye başlasın? Hele ki durmayı önceden düşünmüşse, ne diye yollara düşsün? Boşu boşuna yorulsun?...”



Felsefi yaklaşımını böyle başlatmış, Beauvoir. Ölümsüzmüşçesine peşinden koştuğumuz sınır koyamadığımız tutkularımızı sorgulamış. Acaba gece ışığa yönelen kanatlı böcekler, dolunayda aya yönelerek, ölene dek uçuyorlar mı? Ya da “Küçük prens” in yazarı pilot gibi, çıkabileceği yüksekliği ölümüne test ediyorlar mı? Beauvoir, yaşam vizyonunun (hayat felsefesinin) gerekliliğini ortaya koymuş; kendimizi gerçekleştirirken –abartınca- tükettiğimizi vurgulamış.


Sürecek…

zgnrsn

  • Ziyaretçi
Ynt: Kitap Tavsiyelerin?
« Yanıtla #9 : Aralık 26, 2016, 12:20:46 ÖS »
Yaşam akışı içinde bazen “varoluş vakumu” (can sıkıntısı) na maruz kalırız. Tutkularımız, bu varoluş vakumuna karşı ilaç gibi olmakla beraber bir noktadan sonra akıl fukaralığının ta kendisi olup çıkıveriyor. Örneğin para kazanma; nereye kadar? (Elbette, bu noktada “Var olmak mı? Varlıklı olmak mı?” şeklinde özetlenebilecek bir ciddi soru karşımıza çıkıyor. Ben kişiselimde “Var olmak” eksenine ağırlık vermişim. Şimdiki aklıma göre “hem var olmak, hem varlıklı olmak” anlayışını tercih etmeliydim. Hatta bu ikisi iç içe de olabilir.)


“Candide’ın Bahçesi” başlığında varlık bilinci arayışını, yabancılaşmaları dillendirmiş:

“İnsanoğlu, dünyadaki alanını büyütmek, bedeninin ve iradesinin sınırlarını genişletmek ister. Ama bu yolda pek öyle sıkıntıya da gelemez, çabaları sınırlıdır, göze almaz tehlikeyi. Göze almayınca da varlıklar ya da nesneler yabancı gibi dururlar ona; ele geçmezler. Öte yandan, toplumsal, ekonomik ve organik ilintiler de gerçekten hiçbir şeye sahip kılmazlar bizi. Çünkü, dıştaki yapay ilintilerdir bunlar….varlık bahçemin sınırlarını ve yerini ben seçmeliyim, başkaları değil! “ der.

Gerçeklik algılamasının ve varlık idrakinin hayatın içinde olmakla mümkün olacağını belirterek, “yabancılaşmayı (sessiz ve bağlantısız yaşamayı)” –melankolik- ruhsal kaçış olarak niteler: “Yalnızca bir beden olsam, güneşten bir parça olsam yahut, kurtulurum bütün tasalardan, korkulardan, pişmanlıklardan. Hiçbir şey coşturamaz beni o zaman, hiçbir şey ilgilendirmez. Yaşayışımı dolduran an’ a bağlanırım ancak. Artık, salt o vardır benim için, ele geçirdiğim tek varlık, tek “av” odur…” diyerek “Carpe diem” (anı yaşa !) anlayışını irdeler. An’ a odaklanmak ile ölümsüzlük yanılsamasını bütünleştirir; sonsuz ile sonlu arasında bir ruhsal köprü arayışındadır. Fakat, “… İnsanın sonsuzla bağlantı kurmak için yaptığı her çaba boşa gider…” diyerek evrensel değerlerin insan için insan tarafından oluşturulmasının önemine değinir; insanlığı kendi üzerine kapatır (kapalı sistem kısırlığına işaret eder).


Buralardan döner dolaşır gelir, tekrar Pyrrhus’un durumuna: Pyrrhus’un girişiminin kendi benliği içinde tutarlı olduğunda karar kılar. “…Pyrrhus’un ülküsü onun kendi sınırlarıdır, yaşam (varoluş) argümanı olarak kişisel seçimidir. Kendi kurgusudur, o kişi için anlamlıdır; sınır, dışarıda değil, kişinin içindedir…” der. İnsanın tüm eylemlerini varlığını varlaştırmak adına yaptığını saptamıştır. Yani, yazı yazıldıkça ortaya çıkıyor gibi bir durum tanımlıyor. Varlığımız, yaptıklarımızla zenginleşiyor; büyüyor. Varlaşma tasarımlarının insanın kendi iradi yönetimi ile oluşabileceği mesajını verir. Elbette bu noktada Andre Gide’in “Varlıkların en yeri doldurulmazını oluşturma” hedefini vurgulamak anlamlıdır.
« Son Düzenleme: Aralık 26, 2016, 01:41:08 ÖS Gönderen: zgnrsn »

zgnrsn

  • Ziyaretçi
Ynt: Kitap Tavsiyelerin?
« Yanıtla #10 : Ocak 05, 2017, 07:25:02 ÖS »
Hubert Reeves   BOŞLUK BAKIŞIMIN BİÇİMİNİ ALIYOR  Tubitak 2001 yayını

Hubert Reeves tv belgesel kanallarında görebileceğimiz bilim adamlarından (astrofizikçi) biri (yüzü bana benziyor).

"Evrene yabancı olmak şöyle dursun, milyarlarca ışık yıllık bir genişlikte sürüp giden bir serüvenin içinde bulunuyoruz."



sürecek...


zgnrsn

  • Ziyaretçi
Ynt: Kitap Tavsiyelerin?
« Yanıtla #11 : Ocak 06, 2017, 11:33:56 ÖÖ »
BOŞLUK BAKIŞIMIN BİÇİMİNİ ALIYOR   Hubert Reeves (Tubitak yayının 2001)


Bu kitabı okurken, yazarın id ve ego etkilerinden arınmış ve açık bir zihin eşliğinde olgu ve olaylar karşısındaki çağrışımlarını şiirsel/lirik anlatımla paylaştığını çıkarsıyoruz. Küçük Prens’in dünya gözlemlerinin benzerini bir bilgeden alıyoruz. Sözcükler özenle seçilmiş (çeviri olduğu halde bu kanaat ediniliyor); adeta Haiku (yanlış anlaşılma potansiyeli minimize edilmiş); yazarın ruh halini yüksek verimle bize iletiyor (Hani sembol dili ile ya da resim dili ile anlatımlarda muhatap kendi düşünce süzgecinin kısıtlamalarına/kapasitesine tutsaktır ya; bu lirik anlatımda iletişim verimliliği dikkat çekici düzeyde – bana öyle gelmiş de olabilir). Bu kadar lafı destekleyecek bir örnek vermem gerekiyor; yazar soruyor: “İnsan beyninin dışında zaman var mı?”.


Çocukluğumuzdan itibaren yaşam alanlarımızı kanıksarız ve yetişkinliğimizde de noktasal anlar dışında yabancılık hissetmeyiz; bu kanıksama, yalın varoluşumuzun şaşkınlığını bizden esirger. Küçük Prens kitabında az biraz değindiğimizde / duyumsadığımızda bile nasıl etkilenebiliyoruz değil mi? ("Küçük Prens' in dünyada en yüksek satış yapan kitap olmasının sırrı bu olabilir mi?) Felsefi/bilge bakışla bunu tekrar duyumsamak huzur verici/yatıştırıcı bir deneyim (*).


“Bilimsel açıdan eski kuşaklara göre çok daha fazla yanıtımız var. Ne ki temel sorular bakımından onlarla aynı karanlık sularda yüzüyoruz.”

Felsefenin patinaj yaptığını böyle ifade etmiş. 


(*) Ben fon müziği eşliğinde okumayı seviyorum:

Aqua   https://www.youtube.com/watch?v=xwmDe0OhhPs

Oasis https://www.youtube.com/watch?v=WlpX1AfkOag


« Son Düzenleme: Ocak 06, 2017, 01:43:14 ÖS Gönderen: zgnrsn »

cioren1

  • Aktif Üye
  • ***
  • İleti: 184
Ynt: Kitap Tavsiyelerin?
« Yanıtla #12 : Mart 11, 2017, 05:33:41 ÖÖ »
.............................................
.............................................

john c. porkin / s*iktir et < ''YAZISIZ'' BASKISI güzel


                                        ''yavaş değişen bi(r) şey ----> herşey <---- yaşamla açıklanabilseydi''



                                             erdem-i KULLANDIKÇA TÜKETEMEZSİNİZ / YOKSA_TÜKENİR !


 Quantum türkü  ;D

 tolga çandar - denizin deep'inde hatçam demirden evler --------------> https://www.youtube.com/watch?v=XgZS7W7Mf18





« Son Düzenleme: Mart 12, 2017, 01:13:40 ÖÖ Gönderen: cioren1 »

zgnrsn

  • Ziyaretçi
Ynt: Kitap Tavsiyelerin?
« Yanıtla #13 : Mayıs 14, 2017, 12:45:01 ÖS »
Bir belgeseldeki sahne (bir örümcek, bir böceği avlayıp yedi), zihnimde yeni bir algıya neden oldu.

Örümcek, bedeni için gerekli olan tüm maddeleri hazır/kolay olarak elde etmiş oldu.

Kitaplar da bizim bilişsel ihtiyaçlarımız için aynı anlamda değil mi? Yılların birikimiyle sentezlenmiş, üstelik sindirilmeye hazır halde sunulmuş zihinsel gıdalar. 

echo

  • Aktif Üye
  • ***
  • İleti: 101
Ynt: Kitap Tavsiyelerin?
« Yanıtla #14 : Ağustos 13, 2017, 01:24:58 ÖS »


Tüm yaşamımız duygu ve düşüncelerimiz tarafından yönetilmektedir. Çoğumuz ağırlıkla gerçeğin farkına varmadan yaşadığımızdan düşünce becerilerimizi geliştirmeyi önemsemeyiz. Ancak düşünme, eğitim, psikoloji ve daha birçok alandaki bilim insanının üzerinde çalıştığı ve geliştirmeyi hedefledikleri beceriler arasındandır. Düşünme türleri içinde eleştirel düşünme en temel ve önemlileri arasındadır. Pek çok kişi için düşünme bilinç dışı bir eylem iken bilinç alanına çekip özel eğitim teknikleri ile geliştirmek mümkündür. Bu kitap sayesinde eleştirel düşünme becerilerinin kapsamında kişinin tarafsız düşünür hâline gelme, düşünme seviyesinden haberdar olma, temel akıl becerileri, yetenekleri, içgörülerinin gelişmesine destek olma, sunulan düşüncenin zayıf ve güçlü manasını keşfetme vb. gibi becerilerini geliştirme, kendi düşünme standartlarını bilme, soru sorma ve düşünmedeki yerini anlama, düşünme içeriğini öğrenme, iyi düşünme becerilerini edinme, karar alma, problem çözme, mantık dışı düşünce ile başa çıkma, ulusal ve uluslararası propaganda yolları zihinsel kandırmaca ve manipülasyonun farkına varma, etik akıl yürütme, stratejik düşünme becerileri ve ileri düşünür olma başlıklarında bilgi ve beceri kazandırmayı amaçlamaktadır. Buraya kadar sözü edilen bu becerileri kapsayan kitabın hem bilgi vermesi hem de Türk akademisyen ve düşünürleri tarafından bu konuda yeni eserlerin kaleme alınmasını, araştırma yapılmasını teşvik etmesi hedeflenmektedir. Kitabın hedef kitlesi, matematik bilimlerinde ve sosyal bilimlerde eğitim gören öğrenciler ve akademisyenler, politikacılar, medya mensupları ilk akla gelenler arasındadır. Kitabın, kişisel gelişimi bir yaşam biçimini hâline getirenlere geliştirici bir okuma serüveni olacağına inanılmaktadır. (kim ile, kimin için…)

21. yüzyıl becerileri arasında ilk sıralarda yer alan eleştirel düşünme becerisini stratejik ve sistematik olarak nasıl geliştirilebileceğini anlatan bu kitap, okuyucular için hem günlük yaşamda hem de profesyonel hayatta kullanabilecekleri önemli reçeteler vermektedir. Bilgi çağının getirdiği bilgi bombardımanı içinde hangi bilgiye nerede, nasıl, niye, ne zaman ve kim ile kimin için sorularının cevaplarını çok gelişmiş tablolar ve şekiller ile anlatarak görsel anlamda hatırlanır ve uygulanabilir kılmaktadır. Sol beynin işlevi olan eleştirel düşünceyi çok daha ileriye götürerek bilginin yaratıcılığa dönüştürülmesinde önemli rol oynamaktadır. Basitliğin getirdiği mükemmellik ile değişen ve devrim niteliğinde yaşanan teknolojik gelişimlerde okuyuculara uygulamalı olarak karar verme becerilerini geliştirmekte ve bulundukları ortamda farkındalık oluşturarak fark yaratmalarını sağlayacak donanım vermektedir. Bu kitabın okuyucuları sadece eğitim dünyasındaki değişimi sağlamak isteyen kişiler değil profesyonel dünyada da dönüşümü sağlamak isteyen oyuncular ve liderler olmalıdır.