Gönderen Konu: Özel görelilik teorisi konusunda final sunum  (Okunma sayısı 67504 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

zgnrsn-R

  • Yoğun Katılımcı
  • *****
  • İleti: 520
Ynt:PÜF noktası
« Yanıtla #345 : Ağustos 11, 2022, 10:21:46 ÖÖ »
PÜF noktası

Bu başlıkta 23 forum sayfası doldurmuşuz. Kafa karıştırıcı bir durum. Bu konu ile yeni/eski ilgilenenler varsa teori yanılgılarının temel sebebini yani PÜF noktasını bir iki cümlede özetleyivereyim dedim:

Işık hızını aynalı gidiş dönüşlü özel bir düzenek ile ölçüyoruz ve c = ~300 000 km/saniye buluyoruz ya, işte Lorentz, Poincare, Einstein ve geçen 117 yıl boyunca akademisyenler ve çoğunluk, bu değeri fotonun ışık kaynağından uzaklaşma hızı olarak varsaydılar. Teori tümüyle bunun üzerine kuruldu.

Oysa bu düzenek, fotonun yalnızca uzay boşluğundaki hızını ölçebiliyordu; kaynağı ile arasındaki mesafenin değişim hızını değil.

Bu seçenek mevcut ve ne yazık ki gerçek de bu.  23 sayfa okumadan bir tek bu İPUCU ile teorinin yanılgılarını anlayabilirsiniz.

Başka bir ifade: Foton salınma noktası uzay boşluğunda -sanal olarak- işaretlenir. Foton bu noktadan c hızıyla uzaklaşır. Işık kaynağı,  fotonu salma anında bu noktadan geçmiştir. Foton ile ışık kaynağı arasındaki mesafe c +/- Vu hızıyla değişir; fakat mevcut aynalı düzenek ile bu ışığın hızı ölçüldüğünde gene c  değeri bulunur.

Yalnızca bu püf noktasını bilmek, içselleştirmek bile teorik fizik alanında sizi bir üst lige taşıyacaktır.
« Son Düzenleme: Ağustos 18, 2022, 05:30:33 ÖS Gönderen: zgnrsn-R »
Kendi öz muhakemesini kullanmayanların hedefi/akıbeti, olgu/olayı çözümlemek yerine "kandırılmak" olabilir.

zgnrsn-R

  • Yoğun Katılımcı
  • *****
  • İleti: 520
Ynt: Özel görelilik teorisi konusunda final sunum
« Yanıtla #346 : Ağustos 24, 2022, 11:07:26 ÖÖ »
Bu başlığın ilgilenenleri için ilginç bir şey paylaşayım:

Bilindiği gibi Einstein Özel görelilik teorisini, foton ve ışık kaynağının yalnızca tek yönde ve paralel hareketi halinde analiz etmiştir. Diğer yönler ihmal edilmiştir. Sadece kaynağın yoluna dik doğrultuda giden foton için "izdüşüm sebebiyle etkisiz" demiştir.



Şekilden hatırlayalım: Paralel foton hareketi için SR mentalitesini; dik foton hareketi için LCS mentalitesini kullanmış. Yani foton salınma noktası ( O ) dış referans çerçevede işaretleniyor; kaynak, foton salınma anında bu noktadan geçiyor.

Einstein, farkında olmadan LCS yöntemini ONAYLAMIŞ.

Ne diyeyim asıl gerçeği ıskalamış; gizem yüklü çıkarımlar sunan hipotezi öncelemiş.
« Son Düzenleme: Ağustos 24, 2022, 01:29:13 ÖS Gönderen: zgnrsn-R »
Kendi öz muhakemesini kullanmayanların hedefi/akıbeti, olgu/olayı çözümlemek yerine "kandırılmak" olabilir.

P_zar

  • Katılımcı Üye
  • **
  • İleti: 47
Ynt: Özel görelilik teorisi konusunda final sunum
« Yanıtla #347 : Ağustos 27, 2022, 06:04:29 ÖS »
NASA Bilim Adamları Karanlık Enerjiyi Araştırıyor - Albert Einstein'ın Yerçekimi Teorisini Yeniden Çalışma Zamanı mı? (NASA Scientists Probe Dark Energy – Time To Rework Albert Einstein’s Theory of Gravity?)

https://scitechdaily.com/nasa-scientists-probe-dark-energy-time-to-rework-albert-einsteins-theory-of-gravity/

zgnrsn-R

  • Yoğun Katılımcı
  • *****
  • İleti: 520
Ynt: Özel görelilik teorisi konusunda final sunum
« Yanıtla #348 : Eylül 04, 2022, 10:51:06 ÖÖ »
PÜF NOKTASI na ek açıklama

Özel görelilik teorisi fotonun, ışık kaynağından (örneğin bir flaştan) daima c değerindeki hız ile uzaklaştığını iddia ediyor ya; foton salındıktan sonra örneğin sağ tarafa giderken flaş sol tarafa giderse (ki, herhangi bir engel yok) bu durumda flaş ile foton arasındaki mesafenin c hızıyla artması için kaynak flaş, -kendi hızı kadar- fotonu geri çekmesi gerekir; bu nedensellik ihlali çok açık ve net (aynı yönde gittiklerinde flaşın kendi hızı kadar fotona ilk hız eklemesi yapması gerekir; ki fotonun kaynağının hızından bir ekleme almadığını da biliyoruz).  Flaş ve foton paketi aynı yönde giderse zihin bu uygunsuzluğu netleştiremiyebilir ve tolere edebilir. Hatta diyebilirsiniz ki flaş ve foton aynı yönde gittiğinde özel görelilik teorisi uzunluk boyutunu kısaltıyor; bu kısalma olayı açıklayabilir; iyi de flaşın hızı sebebiyle fotonun henüz gitmediği yolunun kısalması nasıl olacak? Hepten saçma.

Zıt yön analizi, uygunsuzluğu reddedilemeyecek kalıpta sunuyor. Zıt yönde flaş/ışık kaynağı fotonu flaşın hızı kadar geriye mi çekecek? Saçma ötesi.


İşte SR nin ÇOCUKÇA mentalitesi. Bilim kılıfındaki bir masalın yüzyıldan fazla süredir insanlığı büyülüyor olması çpk ilginç. Bilim bu uygunsuzluğu sahiplenmekten vazgeçmelidir artık. Derslerde "tuzak bilim" teması olarak anlatılabilir.
« Son Düzenleme: Eylül 05, 2022, 11:00:36 ÖÖ Gönderen: zgnrsn-R »
Kendi öz muhakemesini kullanmayanların hedefi/akıbeti, olgu/olayı çözümlemek yerine "kandırılmak" olabilir.

P_zar

  • Katılımcı Üye
  • **
  • İleti: 47
Ynt: Özel görelilik teorisi konusunda final sunum
« Yanıtla #349 : Eylül 08, 2022, 04:10:27 ÖS »
Sayın Özgen Hocam ( https://www.youtube.com/watch?v=ev9zrt__lec&list=PLkyBCj4JhHt_pz8HUG7rbMeKFsStae10k&index=1 ) "Albert Einstein’ın İzafiyet Teorisi" videosunu izlerseniz, göreliliğin anlatıldığı videonun neresinde teorik hata var?
Zamanınız olursa yanıtlayabilir misiniz?
Saygılarımla...

zgnrsn-R

  • Yoğun Katılımcı
  • *****
  • İleti: 520
Ynt: Özel görelilik teorisi konusunda final sunum
« Yanıtla #350 : Eylül 08, 2022, 05:56:13 ÖS »
Sayın Özgen Hocam ( https://www.youtube.com/watch?v=ev9zrt__lec&list=PLkyBCj4JhHt_pz8HUG7rbMeKFsStae10k&index=1 ) "Albert Einstein’ın İzafiyet Teorisi" videosunu izlerseniz, göreliliğin anlatıldığı videonun neresinde teorik hata var?
Zamanınız olursa yanıtlayabilir misiniz?
Saygılarımla...

Bana daha somut açıklama yapmak için bu fırsatı verdiğinizden teşekkür ederim P_zar.

1-Gece karanlık, otogarda bir otobüsün içindeyim. Birden, hareket ettiğimiz zehabına (?!?) kapılıyorum; bakıyorum şoför yok. Evet iki objeyi evrenin kalanından izole ettiğimizde hangisinin hareket halinde olduğunu çözmemiz zor olmakla birlikte evrende duran hiçbir şey olmadığını bildiğimizden kendimize ya da kerteriz partner objeye referans rolü vermek algıda yanılmaya neden olabiliyor.

2- Gerçi, ivmelenme halinde içinde bulunduğumuz aracın hareket halinde olduğunu anlarız ataletimiz bizi geriye iter; ya da aracın yavaşlaması halinde öne doğru eğiliriz.

3- Videoyu çeken kişi özel görelilik teorisinin birinci postulasını, (sanırım ikizler paradoksunu dikkate alarak *) yanlış belirlemiş. Teorinin birinci postulası (ön kabulü) "sabit hızla lineer giden bir cismin eylemsiz çerçeve olarak işleme alınabileceği" ilkesidir. Bu ilke "Galilei görelilik ilkesi olarak bilinir. Teorinin "ÖZEL" sıfatı bu ilkeden gelir. Bu postulanın SR için kullanılması YANLIŞTIR. Çünkü, bu ilke yalnızca cisimler arasında ve kütlesel aktarım halinde geçerlidir. Örneğin, sabit hızla ve lineer giden bir geminin gözlem direğinin tepesinden bir çakıl taşını serbestçe bıraktığımızda çakıl direğin dibine düser. Gemi hızlanır ya da yavaşlarsa ya da dönüş yaparsa çakıl taşı, direğin açığına düşer; ilkenin açılımı/özü budur, yani gemi hareketsizmiş gibi netice verir; çünkü çakıl geminin hızından yatay bir ilk hız bileşeni edinmiştir. Işık ya da foton geminin hızından bir ilk hız edinmediğinden Einstein ve diğerlerinin eylemsiz çerçeve kanaati isabetli değildir. Çakıl taşı yerine flaş çakması (foton paketi) koyduğumuzda, ışık geminin hızından bir ekleme almayacağından -foton, direk boyu mesafesini katetmesi için gereken sürede gemi de bir miktar yol alacağından- foton gemi direği dibinin gerisini işaret eder. Nitekim, Einsten, hem özel görelilik teorisinde dik izlekte giden ışık için hem de genel görelilik teorisinde (asansör kabini düşünsel deneyinde) kabin duvarına dik giden foton için bu ilkeyi analiz dışı bırakmıştır (bu nokta çok ilginçtir; acaba, aymış da anlaşılmayacağına mı güvenmiştir; yoksa, kendi kendini de mi aldatmıştır?) .

4- Özel görelilik teorisi ile ilk tanışanlar ya da daha önce kendisi bir fikir yürütmemiş olanlar teorinin yönlendirmesine maruz kalıyorlar. Video da roketten salınan lazer ışığının düşey izleği pilot için referans zaman temposu olarak belirlenmiş. Dünya üzerindeki gözlemcinin bu lazer ışığını diyagonal izlekte daha uzun kattetiği söyleniyor. İşte tam bu noktada bir illüzyonist numarası var: Roketten salınan lazer ışığı düşey değil açılı ya da diyagonal salınmış gibi (lütfen tekrar izleyiniz)(**). Yöntem bilimine göre analiz, tek ve tanımlı foton ya da foton paketi ile ve delikli plaka filtre ile düşey doğrultu verilmiş foton marifeti ile yapılmalıydı. Bu anlatım düşünsel deney formatında olduğundan ve lazer ışığı süreklilik halinde işleme alındığından başlangıç noktası ile aynaya ulaştığı nokta zihnimizde birleştiriliyor ve izlek, diyagonal oluyor. Bu diyagonal gidiş kanaatine sebep olan çapraz çizgi üzerindeki her nokta -aslında- başka bir zaman anında salınan fotonlardan oluşuyor. To anında flaş gibi  tek kaynaktan salınan tek foton delikli filtre ile düşey doğrultuda gider. Başka bir şansı yoktur. Zihnimizin algı yanılmasını gidermek için tek foton ve filtre kullanmak gerekiyor.

5- Teorinin ikinci postulası "ışık hızı, her gözlemciye göre aynıdır". Bu muğlak bir ifadedir (fizikçilerin dil beceriksizliği). İfadenin doğrusu, "her gözlemci ışık hızını c değeri olarak ölçer" dir. İkisi arasında anlam bakımından dağlar kadar fark var. Ayrıca neyi ölçüyor? sorusu neticelendirilmeden bir yargı oluşturuluyor. Bakınız (bu  başlığı izleyenler lütfen gerekirse birkaç kez okuyunuz ve içselleştirmeye çalışınız; insanlık ve halen akademisyenler nasıl yanılıyor; görün) Her nerede ölçersek ölçelim ışık hızını c = 300 000 km/sn buluyoruz. Bu deneysel sonuç olarak doğru; reddedilemez. Fakat bu bu deney neye göre olan hızı ölçebiliyor? Teori, Lormar, Lorentz, Poincare, Einstein ve neredeyse tüm fizik akademisyenleri fotonun, kaynağından ya da ölçüm ortamından uzaklaşma hızını ölçüldüğünü zannediyor. Başka ifade ile kaynak ile foton arasındaki mesafenin c değeri ile arttığını kabul ediyor. "Kabul ediyor" diyorum ama üzerinde düşünerek bir karar süreci işleterek değil; adeta, matematikteki "aksiyom" gibi kanıtlanması gerekmeyen başlangıç kurgusu muamalesi yapıyor. Mekanik alışkanlıklarından bu kanaate damgalanmışlar; başka bir seçenek akıllarına bile gelmiyor. Diğer seçenek: PÜF NOKTASI: Aynalı ve sürekli foton akımı eşliğinde ölçülen ışık hızı yalnızca uzay boşluğuna göre olan evrensel ışık hızıdır. Ölçümlerin yönden bağımsız olması bu sonucun kanıtıdır. Sadece bu hususu idrak etmek bile özel görelilik teorisini ve türev çıkarımlarını çökertir. Bilim adamları akıl edebilseydi bu teori olmayacaktı.

6- Teori foton salındıktan sonraki anları ihmal ediyor ve flaşın/ışık kaynağının özgürce başka yönlere gidebileceğini göz ardı ediyor. Buna dayanak olarak  ölçümde bulunan c değerini gösteriyor.



 (*) İkizlerin ikisi de rokette ve zıt yönde gidiyor olsunlar; uzun eliptik bir yörüngeden tekrar buluştuklarında -teoriye göre- biri diğerine göre genç kalacak; ama ikisi de hareketli olunca birine (A'ya) referans rolü verdiğinizde diğeri genç kalır. Eğer B' ye referans rolü verirseniz -teoriye göre- bu defa A genç kalmalıdır. Nedenselliğe aykırıdır. ikisi de birbirini aynı yaşta görecektir. Yani "paradoksun paradoksu"; yanlış teorinin uzantısı katmerli yanlış oluyor.

(**) Delikli plaka filtre koşuluna katılmayan varsa şunu söyleyeyim. Hareket halindeki roketten yere dik gönderilen lazer ışığı dış gözlemci tarafından diyagonal izlek algılaması sebebiyle roketin zamanının yavaşlayacağına inanıyorsa, roketten tanjant (açı) = v/c açısıyla gönderilen ışığın rokete düşey gidip geleceğini ve bu temponun -tıpkı mantıkla- zaman temposunu hızlandıracağını dikkate almalıdır.

SONUÇ: Teori, ışık hızının kaynağının hızından hem ekleme almadığını kabul ediyor ve hem de fotonun -tıpkı arabadan ileriye fırlatılan bir taş gibi taşın arabadan ilerleyen anlarda da taş hızıyla- c hızıyla uzaklaşacağını iddia ediyor. Hem ekleme almaz diyor; hemde ekleme alıyormuş gibi muamele yapıyor. Argümanı da ölçme sonucu; yani c +/- V beklerken  daima c bulması. Işığın evrensel hızını ölçtüğünü akıl edememesi.

Yani; BÜYÜKLERE MASALLAR.


« Son Düzenleme: Eylül 08, 2022, 09:31:42 ÖS Gönderen: zgnrsn-R »
Kendi öz muhakemesini kullanmayanların hedefi/akıbeti, olgu/olayı çözümlemek yerine "kandırılmak" olabilir.

zgnrsn-R

  • Yoğun Katılımcı
  • *****
  • İleti: 520
Ynt: Genel görelilik
« Yanıtla #351 : Eylül 11, 2022, 01:15:57 ÖS »
Genel görellikte ışık izleğinin eğrilmesi (çekimsel mercek)



Bir önceki iletide videodaki çapraz/diyagonal foton izleği konusundaki sözel açıklamayı anlamak zor olabilir diye şekil ile açıklamak istedim.

Aslında bu düşünsel deney, taban ve tavanı ayna kaplı tren vagonu içinde düzenlenerek Lorentz'in zaman birimi genleşmesi / zaman yavaşlaması denklemi çıkarımında da kullanılır. Einstein da aynı kurguyu Genel görelilik teorisindeki ışık izleğinin eğrilmesi hipotezini açıklamak için asansör kabini düşünsel deneyinde kullanmıştır. Yukarıda verilen şekil hem Lorentz hem de genel görelilik mentalitesinin yanlışlığını net olarak sergilemektedir.

1- Asansör kabini duvarındaki bir delikten her saniye bir tek foton yatay olarak salınmaktadır (P1, P2, P3,.....)
2- Asansör kabini her saniye bir miktar yukarı doğru yer değiştirmektedir.
3- P1 fotonu 4 birim sürede kabinin karşı duvarında bir noktayı işaretler. Bu nokta ışık kaynağının yeni konumundan, asansörün 4 birim sürede aldığı yol miktarı kadar aşağı pozisyondadır.
4- Einstein T4 anında çektiği fotoğraf üzerinden Kaynak ile P1 fotonunun ulaştığı bu noktayı birleştirip foton izleğinin diyagonal doğru (ivmeli halde eğri) olduğunu iddia ediyorl. Oysa P1 fotonunun izleği saniye saniye ya da adım adım takip edildiğinde (dört boyutlu ya da film gibi izlendiğinde) yatay bir doğrudur. Zihnimiz yanlış olarak P4 fotonunun salındığı nokta ile P1 fotonunun karşı duvarda ulaştığı noktayı birleştiriveriyor. Oysa dışarıdaki gözlemci kaynağın geçen sürede yer değiştirdiğini idrak edebiliyor. Kabin içindeki deneyci kabin hareketinin farkında olmadığında foton izleğinin eğilmesini yanlış yorumluyor.
5- Bu şekildeki açıklama, genel görelilikte ivme eşliğinde foton yolunun eğrildiği şeklinde neticelendirilmiştir. ben burada asansör kabininin ivmesiz, yani sabit hızla yükselme halinde ele aldım. Einstein'ın genel görelilikteki çekimsel mercek öngörüsü aslında ivmelenme olmadan da gerçekleşiyormuş gibi (bu defa diyagonal izlek sebebiyle). Bu sonuç da ivmelenmeyi kütle çekimi  ile eşleştirmeye gerek bırakmıyor (genel görelilik teorisi ivme ile kütle çekimini özdeşleştirmek için epeyce sayfa ayırmış). Yani ışık izleğinin eğrilmesi doğrudan kütle çekimi ile bağlantılı.

Lorentz'in zaman yavaşlaması için tren içi aynalı düşünsel deneyinde de -yukarıdaki resimde olduğu gibi- film kareleri gibi adım adım düşündüğümüzde/izlendiğimizde başlangıç fotonu ile bitiş fotonlarının aynı olmayacağını idrak edebiliriz. Zihin kestirmecilik yaparken yanlış kanıya varıyor.

Einstein ve diğer konuyu inceleyenler bu şekildeki gibi adım adım izleme yapsalardı zihnin kestirmeciliğik özelliğinin kurbanı olmayacaklardı; özel ve genel görelilik teorileri olmayacaktı.

« Son Düzenleme: Eylül 11, 2022, 05:44:57 ÖS Gönderen: zgnrsn-R »
Kendi öz muhakemesini kullanmayanların hedefi/akıbeti, olgu/olayı çözümlemek yerine "kandırılmak" olabilir.