Gönderen Konu: Özel görelilik teorisi konusunda final sunum  (Okunma sayısı 12558 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

zgnrsn

  • Aktif Üye
  • ***
  • İleti: 207
Ynt: Özel görelilik teorisi konusunda final sunum
« Yanıtla #60 : Ocak 01, 2018, 01:03:19 ÖS »
Gökcisimlerinin bizden uzaklaşma hızı ile evrenin genişleme hızı arasındaki ilişki, çember çözümlemesiyle açıklanabiliyor (şekil eklidir; eklentileri kayıtlı üyeler görebiliyor):

Düzgün genişleme modelinde evrenin eşzamanlı formu küresel yüzey olmalıdır (kek diyenler de var; biz elementer olanı dikkate aldık).

Hubble sabiti = Uzaklaşma hızı (radial hız) / mesafe  = 2 Vu / a = 2 Vg sin (fi/2) /2 R sin (fi/2)
= Vg /R

elde edilir ki genişleme hızı gözlem aralığında sabit olduğu halde A noktasında bulunan gözlemciye göre uzaklaşma hızı (ya da gözlem doğrultusundaki radyal hız) mesafe ile doğru orantılı olarak artmaktadır.

Bu oluşumu şöyle de izah etmek mümkündür: Aynı noktadan farklı doğrultularda aynı hızla uzaklaşmakta olan üç otomobil düşünelim. Başlangıçta kalarak gözlem yapsa idik her üç otomobilin de bizden  aynı sabit hızla uzaklaştığını tespit edecektik. Fakat araçlardan birinde yer aldığımızda, diğer iki otomobilin giderek bizden uzaklaştıklarını, bunun yanı sıra daha uzak olanın daha hızlı uzaklaştığını gözlemleriz; hesap yaptığımızda bu uzaklaşma hızlarının mesafelerine oranının sabit olduğunu da saptarız.
 

Sn. "oe",

 Hubble sabiti=Uzaklaşma hızı (Vu)/mesafe (d) = Evren genişleme hızı (Vg))/ evren yarıçapı (R)

Hubble sabiti,  pratikte 80 - 50 km/s/mpc arasında ölçülmektedir; bilim evrenin yaşı hesabında 70 rakamı üzerinde uzlaşmış görünüyor. Bu rakamı kullanırsak 
[Evren yarıçapı = 13 500 milyon ışıkyılı] = 13500 mly / 3.26 (ışıkyılı/parsek) = 4140 mpc     

Evren genişleme hızı = 4140 x 70 = 289 800 km/s gibi ışık hızına yakın bir hız çıkar ki bu sonuç, 70 rakamının isabetsizliğini irdelememizi gerektirir.

Işık hızının sonlu olmasını esas alarak yaptığım büyük resmin 4D geometrik analizinde (by God's eye) güncel  Hubble sabiti 43,7 km/s/mpc elde edilmiştir. 80 ile 50 arasındaki değerlerin aslında  bu tek 43,7 değerinin -çember geometrisi ve sonlu ışık hızı değerinden ileri gelen- deforme/yansıma değerleri olduğu da gösterilmiştir.

Bu rakamı dikkate aldığımızda: 4140 x 43.7 = 180 918 km/s = ~% 60 c hızını buluyoruz.
« Son Düzenleme: Ocak 02, 2018, 11:25:58 ÖÖ Gönderen: zgnrsn »

zgnrsn

  • Aktif Üye
  • ***
  • İleti: 207
Ynt: Özel görelilik teorisi konusunda final sunum
« Yanıtla #61 : Şubat 05, 2018, 02:07:05 ÖS »
Özel görelilik teorisinin geçersizliği üzerine odaklanan bir site buldum. Meraklı olanlar için linkini paylaşıyorum:

http://www.mrelativity.net/

Bu linkteki bazı sunumları okudum/okumaktayım.

Joseph A. Rybczyk birçok tescilli makalesini paylaşmış. Anladığım kadarıyla onun itirazları, argümanları daha çok formülasyon içeriyor -ve ağırlıkla- detaylardaki çelişkilere yönelik.

Ben de  sitenin vizitors forum bölümünde kendi argümanlarımı komprime/özet olarak paylaşıyorum. Benimkiler daha çok postula düzeyinde ve anlaşılması kolay/yalın  itirazlar; daha geniş çerçeveden bakışı davet eden, bilişsel performansı daha ileriye taşımayı gerektiren argümanlar.

Kitapçıda rastlayıp içine göz attığım " Hayatta yapılması gereken 100 şey" adlı kitapta bir madde de "özel görelilik teorisi konusunda bilgilenmek/idrak etmek" başlığı da vardı.

Elbette, bu olaya tanıklık etmenin bir önemi var. Siz de az bir çabayla bu tanıklığı yaşayabilirsiniz. İlk izleyenlerden olabilirsiniz. Pozitif ya da negatif yeni itirazlar üretebilirsiniz.
 
Özel görelilik teorisini özümsemek ve yanılgılarını keşfetmek bilişsel özgüveni geliştiriyor.  Felsefenin de ihtiyaç duyduğu geniş çerçeveden bakış konseptine geçmeyi kolaylaştırıyor. Düşünsel referansların yönetimi konusunda kişisel gelişimi destekliyor ve insan denilen canlıya  özgü bazı kelepçelerden kurtulmanın önünü açabiliyor..
« Son Düzenleme: Şubat 05, 2018, 04:52:43 ÖS Gönderen: zgnrsn »

zgnrsn

  • Aktif Üye
  • ***
  • İleti: 207
Ynt: Özel görelilik teorisi konusunda final sunum
« Yanıtla #62 : Şubat 15, 2018, 07:59:27 ÖS »
Görelilik kuramlarının pratikte "GPS düzeltmesi" için kullanıldığı iddia edilir.

Bu konuyu ciddiye alıp incelediğimizde:

GPS uyduları (12 adet), yerden yaklaşık 20.000 km yükseklikte yörüngede ve yaklaşık 14.000 km / saat ( ~4 km / sec ) yörüngesel bir hıza sahip olarak dönmektedirler ( Kaynak:  http: //www.gpsports. com / gpsports_website / articles / GPS% 20-% 20What% 20is% 20it.pdf )

Dünya, yaklaşık 1667 km / saat ( 0.463 km / s ) ekvatorda dönme hızına sahiptir (40 000 km /24 saat).


Aşağıdaki linkte "özel görelilik nedeniyle zaman sapması 20-30 nanosaniye olur" denilmektedir.  ( http://www.astronomy.ohio-state.edu/~pogge/Ast162/Unit5/gps.html   )

Mikrodalganın yol uzunluğu 2 x 20.000 km = 40.000 km; ve süre 40 000/300 000 = 0.133 saniye = 133 000 mikro saniye = 133 000 000 nanosec

( ışık hızının sınırlı değeri nedeniyle konum değişikliği: 0.133 saniye x 4 km / sn = 0.532 km )


Özel görelilik teorisi nedeniyle maksimum konum değişikliği (30 nanosaniye için) :

0.000000030 saniye x 4 kmsec = 0.00000012 km = 0.012 santimetre.

 Peki; ya  GPS toleransları nedir:

 GPS yönetimleri, GPS sinyalini,% 95 ihtimalle, ≤7.8 m (25.6 ft.) olarak bildirmeyi taahhüt eder. Bu tolerans (küresel ortalama URE), 11 Mayıs 2016'da,   ≤0.715 m (2.3 ft.) oldu. ( http://www.gps.gov/systems/gps/performance/accuracy/ )

GPS sistemi, son yükseltmelerle ancak + / - 71,5 cm hata toleransı ile bildirimini sağlayabiliyorken özel görelilik teorisi gereği olan 0.012 cm lik etkiyi kapsayabilir mi?

Bu durumda özel görelilik sebebiyle GPS düzeltmesi anlamlı olmakta mıdır?  
« Son Düzenleme: Şubat 16, 2018, 01:00:45 ÖS Gönderen: zgnrsn »

zgnrsn

  • Aktif Üye
  • ***
  • İleti: 207
Ynt: Özel görelilik teorisi konusunda final sunum
« Yanıtla #63 : Şubat 21, 2018, 04:35:17 ÖS »
Enerji evrendeki her şeyin kaynağıdır. Işık da evrensel bir olgudur ve enerjinin bir türevidir. Doğal olarak zavallı aklımız ışığın özelliklerini çözümlemek konusunda asimetrik konumda olabilir. Diğer bir deyişle ışık aklımızla dalga geçiyor alay ediyor diyebiliriz.

Einstein ve diğerleri kahramanca ya da Don kişot misali çaba gösterdiler. Fakat masalsı çıkarımlar tutarsızlık sinyali olması gerekirken, tam aksine teori, idol haline getirildi.

 
Hareketli bir tren içinde tabandan salınan ışığın izleğini analiz etmek, hem özel görelilik teorisi kusurlarını, hem ışık kinematiği yöntemini, hem de insan aklının nasıl düşük çözünürlük eşliğinde çalıştığını göstermesi açısından iyi bir örnektir.

Bu analiz, en az beş boyutta gerçekleştirilmelidir. Yöntem bilimi ve sıkı disiplin uygulanmalıdır. Aksi takdirde özel görelilik teorisi gibi fantastik sonuçlara ulaşırız.

Felsefe uğraşımızı düşünsel kapasitemizi ve yöntem bilimini geliştirerek  sürdürmeliyiz.
« Son Düzenleme: Şubat 23, 2018, 11:18:21 ÖÖ Gönderen: zgnrsn »

zgnrsn

  • Aktif Üye
  • ***
  • İleti: 207
Ynt: Özel görelilik teorisi konusunda final sunum
« Yanıtla #64 : Mart 07, 2018, 03:11:49 ÖS »
Bilindiği gibi Özel görelilik teorisi ışığı, yalnızca kaynağı ile aynı doğrultuda ve aynı yönde analiz ederek çıkarımlar yapmıştır. Çıkarımların gizem potansiyeli/rüşveti, teknik içeriğinin önüne geçmiş ve halen bilimsel paradigma tarafından himaye görmektedir; okullarda okutulmaktadır.

Teorinin şöhreti ve insanlık bilişsel performansını temsil etmesi, kusurlarının işlenmesini önemli kılmaktadır. Elbette "Einstein'ı eleştirmenin dayanılmaz hafifliği" söylemi mümkündür ve  bu tür kanaatleri anlayışla karşılamak durumundayım. Fakat, itirazları öz muhakeme eşliğinde irdelemenin bilişsel gelişme anlamında yararlı olduğunu kaydetmek istiyorum.

Burada bu defa Kaynağın doğrultusuna dik giden ışık için bir analiz sunmak istiyorum. "Tren içinde tabandan salınan ışık, trenin hareketi sebebiyle diyagonal yol izler" kanaati ile pisagor bağıntısı eşliğinde özel görelilik formülü çıkarımı popüler bilim dergilerinde ve internette sıkça işlenir. işte bunun eleştirisi:


https://www.academia.edu/36099126/Hareketli_Cisme_G%C3%B6re_I%C5%9F%C4%B1%C4%9F%C4%B1n_%C4%B0zle%C4%9Fi

Teoride özne için hep genel ya da muğlak "ışık" sözcüğü kullanılır. Oysa yöntem biliminde test objesi tek ve tanımlı olmalıdır. Analizin sonucu bu ilke ile doğrudan ilgilidir.

Düşünsel performansta ileri adımlar yöntem bilimi eşliğinde analizden geçiyor. 
« Son Düzenleme: Mart 07, 2018, 04:01:06 ÖS Gönderen: zgnrsn »

zgnrsn

  • Aktif Üye
  • ***
  • İleti: 207
Ynt: Özel görelilik teorisi konusunda final sunum
« Yanıtla #65 : Mart 18, 2018, 01:00:56 ÖS »
 

2014 yılında yayınladığım bir makalemi tekrar okuyunca, özellikle “Göl yüzeyi analojisi” bölümünün özel görelilik teorisinin yanılgısını basitçe anlattığını fark ettim ve bu makaleyi Türkçeye çevirip paylaşma gereği duydum. Teorinin yanılgılarını daha basit açımladığım kanaatindeyim. Lise düzeyinde ya da genel kültür düzeyinde fizik bilgisi yeterli olacaktır.

https://www.academia.edu/36209143/S%C3%BCper_Referans_%C3%87er%C3%A7evesi_I%C5%9EIK

 

Bu teori dünya çapında hayranlıkla benimsenmiş; adeta idol haline getirilmiştir. Ne var ki yanlışlıkları postula (ön kabul) düzeyinde olduğundan A’ dan Z’ ye yanlıştır. Işık hızını hareketli kaynağına göre “bağıl” anlamında kabul etmenin uzantısıdır. Bu kabul tıpkı, futbol oyununda topun hızını, şutu atan oyuncuya göre (*) bağıl saymakla aynıdır ve bu durumda futbol oyununda da boyut deformasyonları (zaman yolculuğu) olması gerekir. Oysa biliyoruz ki topun hızı çim zemine göre değer alır; oyuncu topa vurduktan sonra pozisyonunu değiştirir; artık -ilerleyen anlarda- oyuncu ile top arasındaki mesafe  "topun hızı x süre" değildir. Fakat özel görelilik teorisi tanımlı foton ile ışık kaynağı arasındaki mesafenin daima "ışık hızı x süre" olduğunu iddia ediyor.



“Bu teknik konunun felsefe forumunda ne işi var?
” denilmesi mümkündür.


Özel görelilik teorisi 100 yılı aşkın süre önceki haliyle geçerliliğini korumaktadır. Oysa yüz yıl öncenin yöntemleri ve bilgi birikimi, bugüne göre daha kaba idi; güncel söylemle “çözünürlüğü düşük” idi. Güncelde mikro-cerrahi benzeri düşünsel performans mümkündür ve eskiden kalan tezler yeniden ele alınmalıdır.

Ünlü bir teoride mantık yanılmalarını aşamayan düşünsel performans ile felsefede yol alabilmek ne kadar mümkün olabilir ki?

http://www.forumfelsefe.org/index.php/topic,128.0.html linkinde kritik düşünme olumlanıyor ki irdeyici/sorgulayıcı okumanın bilişsel özgüvenin ve öz muhakemenin işleme alınmasının önemi yadsınamaz. 

Felsefenin fen bilimleri deneyimlerinden edineceği önemli ve ciddi katkılar vardır; örneğin:  Düşünsel referansların yönetimi.

(*) Oyuncu, üniform hareketle (sabit hızla doğrusal) yer değiştirdiği halde
« Son Düzenleme: Mart 20, 2018, 06:45:22 ÖS Gönderen: zgnrsn »

zgnrsn

  • Aktif Üye
  • ***
  • İleti: 207
Ynt: İKİZLER paradoksu
« Yanıtla #66 : Nisan 09, 2018, 11:13:42 ÖÖ »
İKİZLER PARADOKSU

İkizler paradoksu özel görelilik teorisi çıkarımları/köpürtmeleri içinde en ilgi çekicilerinden biridir; teorinin popüler olmasına büyük katkı yapmıştır ve gizem düşkünlüğümüze verilen flaş bir rüşvettir.  Basitçe dünyadaki ikizlerden biri yüksek hızla uzaya açılsa -zaman temposu yavaşlar-;  geri dönünce dünyada kalan ikizini yaşlanmış olarak bulur. Bunu teori mentalitesi ve denklemleri eşliğinde açımlayalım:

Astronot, 32 yaşında iken ikiz kardeşini ve 12 yaşındaki oğlunu dünyada bırakarak % 80 c ile /ışık hızının yüzde 80 i hızla) uzayda 45 dünyayılı süre dolaşmış ve dünyaya dönmüş olsun. Teori denklemlerine göre astronotun zaman temposu yavaşlayacak ve yolculuk süresini 15 yıl gibi algılayacaktır. Yani dünyaya döndüğünde ikizi 77, oğlu 57 yaşında, kendisi ise 47 yaşında olacaktır deniliyor.

Ne güzel; kardeşinden, oğlundan bile daha genç kalıyor. Müthiş; adeta sihirbazlık numarası.

Üstelik -bütün dünyanın kabul ettiği- teknik/bilimsel altyapısı da var. Daha ne olsun

Bu nedenselliğe aykırı sonucu çözümleyemeyen bilişsel performans ile insanlık felsefede ne kadar ilerleyebilir?


İKİZLER PARADOKSUNUN PARADOKSU:

sürecek...




zgnrsn

  • Aktif Üye
  • ***
  • İleti: 207
Ynt: Paradoksun paradoksu
« Yanıtla #67 : Nisan 11, 2018, 11:18:56 ÖÖ »
Paradoksun paradoksu

Özel görelilik teorisi,  nedenselliğe aykırı olan bu oluşumun (ikizlerin yaş farkının) mümkün olduğunu söyler. Gizem düşkünleri *   bu flaş tabloyu bilim desteği eşliğinde taç yapıp ötesine kafa yormuyorlar. Bunu beraber yapalım:

İkizler Ali ve Bora bir uzay gemisinde iken Bora, bir roketle gemiden ayrılıp yüksek hızla yolculuk yapsın.  Ali, Bora’nın yüksek hızla uzaklaştığını görecektir. Bora’da Ali’nin yüksek hızla kendisinden uzaklaştığını görür. Uzay koşullarında karşılıklılık daha belirgindir (Ya da şöyle de düşünebiliriz; Ali’nin aracı ile Bora’nın aracı birbirlerini iterek ara mesafenin artmasına neden olsunlar). Bu durumda A referans olduğunda –teoriye göre- B nin zaman temposu yavaşlar; aynı şekilde B referans olduğunda A nın zaman temposu yavaşlar. Yani buluştuklarında farklı zaman algısı söz konusu değildir.

Bu sihirbazlık numarası (ikizin genç kalması) ndaki püf noktası dünyayı mutlak referans yapmaktan ibarettir. Üzerinde bulunduğumuz için zaten kendiliğinden referans oluyor;  dünyayı duruyor varsayıyoruz; illüzyonist bu yanılgımızı kullanıyor.

Gene de bu açıklamadan ikna olmayanlar varsa; İsaac Asimov’un benzer bir deneyine bakalım:

A ve B roketleri birbirlerine paralel yörüngelerde zıt yönde dönmektedirler (her birinin hızı 0.335 c olduğunda birbirinden uzaklaşma hızı –teori hız formülüne uyarsak-  0.60 c olur (ekli şekil). Yörünge turlama süresi 10 saat ise teorinin formülüne göre zaman yavaşlamasıyla bu süre 8 saat olarak akacaktır). Bu durumda A ve B ilk karşılaşmalarında kendi saatleri 10 iken diğerininkini 8 olarak görecek ve birbirlerine “senin saatin 2 saat geri kalmış” diyeceklerdir. İkinci karşılaşmalarında “ senin saatin 4 saat geri kalmış” (üçüncüde 6 saat….) diyeceklerdir.

Nedenselliğe aykırı bir durum ortaya çıkıyor. Saatler ne yapsın?

(*)  Anlam arayışında çaresiz kalıp alternatiflerle oyalanıp yatışmak ya da ümidi sürdürmek durumunda olup metodoloji dışına çıkana çıkanlar
« Son Düzenleme: Mart 02, 2019, 11:43:42 ÖÖ Gönderen: zgnrsn »

zgnrsn

  • Aktif Üye
  • ***
  • İleti: 207
Ynt: Paradoks yorumu
« Yanıtla #68 : Nisan 14, 2018, 11:38:07 ÖÖ »
İkizler paradoksu için Yorum

Paradokslar (nedenselliğe aykırılıklar), tezin mentalitesinde bir hata olduğu yönünde sinyaldirler. Karl Popper, “Bilimsel Araştırmanın Mantığı” adlı kitabında şöyle der: “bir tez, x sayıda değişken ile oluşturulduğunda böyle sinyal veriyorsa, bu defa  x+1 sayıda değişken ile yeniden ele alınmalıdır”; zaten benim bu başlıkta yaptığım açıklamalar ve bu konudaki yayınlarım tam da budur; özel görelilik, ışığın hareketini 4 boyutta incelemişti; ben 5 boyutta inceledim.

Beşinci boyut, analizin, ortak ve dış referans sisteminde yapılması gereğidir. Özel görelilik teorisi yerel ortama veya cisme referans rolü vermişti; bu tutum, tıpkı "güneş dünya etrafında dönüyor" damgalanması gibi tutarsızlık potansiyeli içeriyor.

zgnrsn

  • Aktif Üye
  • ***
  • İleti: 207
Ynt: Özel görelilik teorisi konusunda final sunum
« Yanıtla #69 : Haziran 27, 2018, 02:30:53 ÖS »
Popüler bilim dergilerinde özel görelilik teorisi ve çıkarımları yayınlanmaya devam ediyor. Bilim forumlarında ise bu çıkarımlar üzerine yeni köpürtmeler yapanlar var.


Bu durumda teorinin yanılgısını daha belirgin ve özet halinde anlatmak gereğini hissediyorum:


1-   Fizikte ve mekanikte, olayın ortak bir referans çerçevede analiz edilmesi altın standarttır. Dünya kendiliğinden ya da otomatik olarak bu işlevi üstlenmektedir.

2-   Bir fotonun, bir cisim ile olan hareket ilişkisi için ortak işlem/referans çerçevesi olarak uzay boşluğu esas alınırsa klasik hesap yöntemi geçerlidir. Işığın hızı uzay boşluğuna göre  ‘ c ‘ dir. Diğer aktörün (ışık kaynağının veya gözlemcinin) hızı da uzay boşluğuna (en dış çerçeveye) göre alınırsa bilimsel bütünlük sağlanmış olur.

3-   Işık kaynağının referans alınması yanlıştır. Işık hızı ölçümünde elde edilen c değerinin kaynağından uzaklaşma hızı olarak nitelenmesi insani bir yanılgıdır. Mevcut ölçüm düzeneği ile ışığın yerele bağıl hızını değil evrensel hızını ölçebiliyoruz.


Yanlış olan teori baz alınarak yapılan ve yapılacak yeni teklifler “ad-hoc” terimi ile kodlanır.

zgnrsn

  • Aktif Üye
  • ***
  • İleti: 207
Ynt:Dünya kupası Einstein'ı çürütüyor
« Yanıtla #70 : Temmuz 08, 2018, 12:17:40 ÖÖ »
Dünya kupasını seyrederken bir önceki iletimdeki temel noktaları hatırlarsanız, özel görelilik teorisinin yöntem yanlışlığını kolayca idrak edebilirsiniz:

Ne demiştik; altın standart ortak bir çerçevede analiz yapılmasıdır. Özel görelilik teorisi hareketi incelenen iki nesneden birini sabit/eylemsiz çerçeve addedip analiz yapıyor. Şimdi teorinin bu yöntemini futbol oyununa uygularsak (yani çim sahayı yok sayacağız); futbolcu topa vurup pas verdikten sonra düzgün hareket etsin (sabit hızla doğrusal gitsin) bu durumda topun oyuncuya göre olan hızının sabitliğini sağlayabilmemiz için tıpkı teorideki gibi uzunluk ve zaman boyutu ile oynamak zorunda kalırız; üstelik aktörlerden birinin  ışık olması gerekmeden. Teori mentalitesinin sakatlığı açık/aşikar.

Oysa ortak referans çerçevesi olarak çim zemin dikkate alındığında oyuncu üniform hareket etse de oyuncunun ve topun hızı zemine göre değer aldığından klasik işlem geçerlidir ve bu analiz yöntemi fantastik çıkarımlar üretmez. Topun hızının oyuncuya bağıl olamayacağı gerçeği, çim saha devreden çıkarılıp futbolcu referans çerçevesi/eylemsiz çerçeve olarak atandığında değişmemesi gerekir; teori tam bu noktada bir illüzyonist numarası sergiliyor. Ne yazık ki Einstein da bu illüzyonun kurbanı olmuş.

zgnrsn

  • Aktif Üye
  • ***
  • İleti: 207
Ynt: Kuantum fiziği özel göreliliğe karşı
« Yanıtla #71 : Ekim 30, 2018, 06:52:30 ÖS »
Bilindiği gibi fizik ve diğer fen bilimleri başlangıçta "madde" yi baz almıştır. Bulgular olgu ve olaylar, maddeler arası ilişkiler incelenerek tanımlanmıştır. Özel görelilik teorisi de maddesel fiziğin baskın olduğu dönemde ileri sürülmüştür.

Fakat modern fizik "enerji" yi baz almaktadır. Madde de enerjinin bir türevi olduğundan enerjinin esas alınması daha isabetli sonuçları sunacaktır. Yani enerji, maddeye göre daha kapsayıcı olan bir dış çerçevedir. Işık da enerji türevi olduğuna göre ışık kaynağı ve gözlemci ile ışık (foton) arasındaki hareket ilişkileri ışığın referans alınması eşliğinde incelenmelidir. Ya da en dış ve en kapsamlı referans sistemine göre (uzay boşluğuna göre) analiz yapmalıdır.

Bu hiç de zor değil. Çünkü bir kağıt yaprağı uzay boşluğu olarak işleme alınabilir ve teorik analiz  ilerletilebilir.

zgnrsn

  • Aktif Üye
  • ***
  • İleti: 207
Ynt: özetin özeti
« Yanıtla #72 : Mart 02, 2019, 01:36:24 ÖS »
Kitabımı ilk alanlardan biri olan Sn. N. Tekin, "en kısa anlatım" önermişti (Kendisi de Tübitak Bilim ve Teknik dergisinde "Einstein'ı aşmak" başlıklı bir metin yayınlamış). Bu öneri zihnimde bir dosya açmış ve zaman içinde işleyerek beni bir sonuca yönlendirmişti. Nihayetinde ortaya bir metin çıktı.

Bu makalede özetle, ışığın hareket analizlerinde dikkate alınması gereken 6-7 etkenden yalnızca ikisi ele alınıp bir tez geliştirilirse sonucun özel görelilik teorisi olacağı işleniyor.

Diğer ihmal edilemeyecek etkenler:

1- Görelilik türlerinden hangisinin ışığa uygun olduğunun belirlenmesi
2- Evrende mevcut ardışık referans/rölatif çerçeveler zincirinde ışığın konumunun belirlenmesi
3- Ortak referans çerçevesi kullanımının altın standart olduğu unutulmayıp, göreli analiz yönteminin sağlama ihtiyacını yerine getirme
4- İki objenin göreli analizinde hangisinin referans seçileceği konusunda ilkesel yaklaşım (Galilei olayı)
5- Bağlantısal bütünlük (büyük resme odaklanma)

olarak özetleniyor ve açılımları sunuluyor. Merak edenler için Türkçe makale: Işık kinematiği ve özel görelilik için temel faktörler
link: https://www.academia.edu/38464377/I%C5%9F%C4%B1k_kinemati%C4%9Fi_ve_%C3%B6zel_g%C3%B6relilik_i%C3%A7in_Temel_Fakt%C3%B6rler

Yanma olayı ilk ele alındığında "Flojiston teorisi" tanımı bir süre bilimsel paradigmada yer aldı. Fakat toz metallerin yakılmasında ağırlık artması saptanınca bu teoriyi benimsemiş olanlar durumu kurtarmak için "negatif ağırlık" konseptini ileri sürdüler. Bu yanılgı Lavoisier'in oksijen ve oksitlenmeyi tanımlamasına kadar devam etmiştir. Bu olayda da yanma olayının ana etkenlerinden "oksitlenme" nin ihmal edildiği görülmektedir.

Özel görelilik teorisinin felsefe forumunda konu edilmesinin nedenini tekrarlama gereği hissediyorum: Felsefeye de bütüncül bakış uygulamalıyız; "kusursuz nesnellik" eksenli analiz ve sentezlemeler bile patinaj yaparken, "anlam talepli", "ödül odaklı", "işine gelen kalıpta", "insan merkezcil", "karizma yapma/kız tavlama aracı" bakışlar gerçekliğin içini boşaltmaktan başka bir işe yaramıyor.

Özel görelilik teorisindeki yöntem bilimsel kusurları idrak edemeyen bilişsel kapasitenin felsefede üretici yol alması çok çok zor.


Bu teori yüz yılı aşkın bir süre ve halen olumlanıyor. Oysa bütüncül bakış ile teorinin zavallılığı ortaya çıkıyor.

« Son Düzenleme: Mart 02, 2019, 01:44:29 ÖS Gönderen: zgnrsn »

zgnrsn

  • Aktif Üye
  • ***
  • İleti: 207
Ynt: Özel görelilik teorisi konusunda final sunum
« Yanıtla #73 : Mart 04, 2019, 08:37:30 ÖS »
En son makalemi tüm dünya bilim insanlarına açık olmak üzere aşağıdaki linke yerleştirdim:

http://vixra.org/abs/1903.0044     ingilizce

Özetle bir olgu veya olay, gerek ve yeter sayıda etken yerine daha az sayıda etken dikkate alınarak analiz edilirse sonuç fantastik/fantezi/gizemli olabilir.

Işık kinematiği 6-7 boyutlu olarak ele alınması gerekirken Einstein yalnızca iki faktörü dikkate alarak analiz yürütmüş ve özel görelilik teorisini ileri sürmüştür.